Trendun: Profesyonel Hizmet Kaynağı ...

ABye uyum Telekomdan başlayabilir

Güncel Durum : Aktif | Kayıtlı Firma Sayısı : 692
76
ABye uyum Telekomdan başlayabilir

17 Mayıs—  Türk Telekom Yasası’nın Meclis’ten geçmesi, Türkiye’de reformlara karşı direnmenin adeta simgesi olmuş Türk Te...


Türk Telekom’un özelleştirilmesi konusunda Kabine’de gerginliğin tırmandığı sıralarda, can alıcı tartışmalardan biri lisans verme yetkisinin Ulaştırma Bakanlığı’ndan Telekomünikasyon Kurum’una geçmesi üzerindeydi. Bu yetkinin bakanlığından alınmasına gönlü bir türlü razı olmayan siyasi hayatımızın renkli siması Enis Öksüz, Avrupa Birliği’ne sunduğumuz Ulusal Programı öne sürdü, UP’de lisans verme yetkisinin Telekomünikasyon Üst Kurul’una verilmediğini savundu. Bu durumda esasen UP’nin de nasıl yorumlanması gerektiğI de bu tartışmada ortaya çıkmıştır. Dinamik bir süreç olan topluluk müktesebatına uyum ancak topluluk müktesebatının dinamizmi ile birlikte ele alınırsa, gerçekci olacaktır.

       

NİHAİ HEDEF UYUM

       Oysa Türkiye’nin hazırladığı Ulusal Program, lisans verme yetkisinin Ulaştırma Bakanlığında denetim görevinin ise Telekomünikasyon Kurumu’nda olduğunu saptamakla yetinmiş, nihai hedef olarak AB Müktesebatına uyumu göstermiştir. (bakınız: www.abgs.gov.tr adresinde UP,4.20,Telekomünikasyon)

       AB’nin Meclis’in Ocak 2000’de onayladığı Telekom yasasına bakışı oldukça eleştirel olduğu ise bilinen bir gerçektir. AB, yasanın özelleştirmeye dönük yetersiz kaldığını, pazarın liberalleşmesini pek de kolaylaştırmadığını, bir çok açıdan da fazlasıyla “muğlak” olduğunu düşündüğü de bir sır değildi. Helsinki öncesi AB ile ilişkileri asgari düzeyde tutan Türkiye Telekom yasasının hazırlık sürecinde AB’ye danışmayınca, sonuç olarak Ocak 2000’de AB eleştirilerine açık, AB mevzuatına oldukça uzak bir yasa çıkartıldı.

       Türk Telekom tartışması Türkiye’nin aslında özelleştirme ve yabancı sermaye konusunda isteksiz olduğu mesajı yurt dışına yaydığı dönemlerde, Avrupa Birliği ülkelerinde ve diğer aday ülkelerde bu alanda neler oluyordu?

        Türkiye özelleştirme ve liberalleşme sürecine ancak 2000’li yıllarında girmişken, Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri bu süreci 90’lı yıllarında başlatmış. Hatta Macaristan örneği, bazıları bu alanda ciddi bir biçimde ilerlemiş durumda. Genel olarak telekomünikasyon sektörü bu ülkelerin gelişmesinde motor rolü oynamış, doğrudan yabancı sermayeyi cezbetmiş. Türkiyede ise malum, siyasi istikrasızlık, enflasyon ve makroekonomik nedenler birleşince, bugüne dek yabancı sermaye pek nazlı davranmıştır.

       

LİSANSLARIN VERİLMESİ

        AB’ye gelince, lisans verme yetkisinin bağımsız bir kuruma verilmesi konusunda 1997’den bu yana yayınlanan direktifler açık. Avrupa Birliği’nin 28 Haziran 1990 tarih ve 90/388/EEC sayılı Hizmetler Direktifi’nin 7 inci maddesinde, “Üye ülkeler, işletme lisanslarının verilmesinin, tip onayının ve gerekli şartların denetiminin, frekans tahsisinin ve kullanım şartlarının denetlenmesinin, 1 Temmuz 1991’den itibaren telekomünikasyon organizasyonlarından bağımsız bir kurum tarafından yürütülmesini garanti edeceklerdir.” ifadesi yer almaktadır.

        15 AB ülkesinin artık sadece 5‘inde Bakanlıklar lisans veriyor (Bu bakanlıkların hiçbirisi bizdeki gibi Ulaştırma Bakanlığı olmayıp, ya Telekomünikasyon, ya Bilim Teknoloji ya da Enformasyon Bakanlığı). Kaldı ki Bakanlığın lisans verdiği ülkelerde, örneğin Fransa ve ıngiltere, Bakan’ın imzası simge düzeyinde ve tüm prosedür Ulusal Düzenleyici Kurum (National Regulatory Authority-NRA) tarafından gerçekleştiriliyor.

       

TÜRKİYE İÇİN YENİ FIRSAT

       Avrupa Birliği’nde liberalleşmenin çerçevesi yeniden çizilirken, telekom mevzuatının gözden geçiriliyor olması, Türkiye’ye yakalayabileceği bir fırsatı sunuyor.

       Diğer aday ülkelerde tesis edilen bağımsız düzenleyici kurumların etkin olup olmadıkları halen tartışma konusu olması da Türkiye’nin değerlendirebileceği bir durum. AB Komisyonunun sürdürdüğü çalışmaların amacı, bütünleştirilmiş ortak bir yasal çerçeveyle birlikte ortak bir lisans rejimini oluşturmak yönünde.

       Çalışmanın temel hedeflerinden biri de tüketiciyi korumak. Bu bağlamda, Türkiye uyum çalışmalarını bu alana yoğunlaştırabilir, telekom sektörünü öncü konuma getirerek, AB’nın gelişen hukusal çerçevesine şimdiden uyum sağlayabilir. Rekabete açık, şeffaf, yatırımcıyı cezbedecek bir yapının oluşturma süreci de böylece başlatılmış olur.

       

       IBS Research AB Mektubu

Ntv

17 Mayıs—  Türk Telekom Yasası’nın Meclis’ten geçmesi, Türkiye’de reformlara karşı direnmenin adeta simgesi olmuş Türk Te...