Trendun: Profesyonel Hizmet Kaynağı ...

Akçakoca: Banka sistemi 600 milyar dolara çıkacak

Güncel Durum : Aktif | Kayıtlı Firma Sayısı : 168
34
Akçakoca: Banka sistemi 600 milyar dolara çıkacak

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanı Engin Akçakoca, beş yıl sonra 500-600 milyar dolarlık bir bankacılık sistemi olacağını öngörerek, öne...


Engin Akçakoca, basınla sohbet toplantısında banka ve banka iştiraklerinin birleşmelerini teşvik edici vergi engellerinin ortadan kaldırılabilmesi için Maliye Bakanlığı ile çalışma yaptıklarını bildirdi.

       Önemli olanın, bu sektörün kendi kendini güçlendirebilmesi, kendi imkanlarıyla güçlenmesi olduğunu kaydeden Akçakoca, şöyle devam etti:

       “5 yıl sonra 100 milyar dolar değil de 500-600 milyar dolarlık bir bankacılık sistemi olacak. yabancılarla ortaklık kurmuş, kendi aralarında birleşmiş büyük bankaların bulunacağı bir sektör söz konusu. BDDK bankalara rağmen bu sektörü düzenleyecek durumda değil. Onlarla birlikte bunları yapacak” dedi.

       

BİNİLEN DAL KESİLMEMELİ

       Özel bankalara ilişkin bilgi verirken, bu bankaların da çok önemli olduğunu ve herkesin “bindiği dalı kesmemesine” özen gösterilmesi gerektiğini söyleyen Akçakoca, özel bankalardan günlük bazda bilgi alındığını ve bu bankaların faaliyetlerinin yakından izlendiğini ifade etti. Akçakoca, BDDK’nın bankalarla bir seri görüşmeler yaparak sektörün sorunlarını, krizden etkilenme derecelerini ve çözüm önerilerini tespit ettiğini söyledi.

       Özel bankalardan yeniden yapılanma stratejilerini içeren taahhüt mektupları alındığını açıklayan Akçakoca, bu konuda şu bilgileri verdi: “Taahhüt mektupları kapsamında özel bankalar, sermaye arttırımı, sermaye benzeri kredi temini, birleşme, şube ve personel sayısının rasyonalize edilmesi, maliyetlerin düşürülmesi, yoğunlaşmış kredilerin yeniden yapılandırılması, iştirak ve gayrimenkul satışı ile hisselerin bir kısmının ya da tamamının yerli ve yabancı ortaklara satışı gibi önlemleri belli bir takvim dahilinde yerine getireceklerdir.”

       

RİSK ANLAYIŞI GELİŞMELİ

       Bankaların taahhütlere uyup uymadıklarının ciddi bir şekilde izleneceğini, bundan sonra sıkı denetimin esas alınacağını anlatan Akçakoca, “Önemli olan bankaların risk anlayışının gelişmesidir. Otokontrolün kendilerince kurulmasıdır. Bizler bu kontrole yardımcı oluruz. Herkeste güvensizlik bunalımı var ama makroekonomik iyileşme ile bunun ortadan kalkacağına inanıyorum. Biz bankaların kendi aralarında işbirliğine gitmesini öneriyoruz” diye konuştu.

       Bankaların gözetim ve denetim çerçevesinin güçlendirilmesine ilişkin olarak da bilgi veren Akçakoca, bu konuda Bankalar Kanunu’nda yapılan değişikle konsolide esasa göre uygulanacak kredi sınırları ile standart oranların hesaplanmasında “konsolide özkaynak” tanımının esas alınmasının sağlanmakta olduğunu kaydetti. 2009 yılına kadar bir geçiş süreci tanınarak, bankaların mali kurumlar dışındaki bir ortaklığa iştiraklerinin sınırlandırılmakta olduğunu ifade eden Akçakoca, “Vadeli işlem, opsiyon sözleşmeleri ve benzeri diğer türev ürünler kredi tanımına dahil edilmektedir. Özel karşılıkların kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider sayılması konusuna da açıklık kazandırılmaktadır” dedi.

       

MUHASEBE YÖNETMELİĞİ DEĞİŞECEK

       1 Ocak 2002’de yürürlüğe girmesi planlanan Muhasebe Uygulama Yönetmeliği hakkında da açıklamalarda bulunan Akçakoca, yönetmelik ile, repo işlemlerinin bilanço içine alınması, uluslararası muhasebe standartlarına tam uyumun sağlanması konularının düzenleneceğini bildirdi. Akçakoca, bir gruba kullandırılacak kredi limitlerinin hesabında doğrudan ve dolaylı kredilerin birlikte dikkate alınacağını ve risk grubu tanımı yapılacağını belirterek, bankaların iç denetim ve risk yönetim sistemi oluşturma sürecinin yakından izleneceğini vurguladı.

       Akçakoca, söz konusu yönetmeliğin 31 Temmuz 2001 tarihine kadar yayımlanacağını söyledi. Akçakoca, 30 Haziran 2001 tarihine kadar çıkarılacak bir başka yönetmelikle de teşkilat yapıları, dolaylı ve dolaysız pay sahipleri ile ilgili konularda düzenlemelere gidileceğini vurguladı.

       Ayrıca, sermaye yeterliliği hesabında piyasa risklerinin dikkate alınmasının sağlanacağını bildiren Akçakoca, “Bağımsız dış denetimler sırasında iç kontrol ve risk yönetimi sistemleri ile kredi portföyü ve piyasa risklerinin de incelenmesi özendirilecektir. Bankalar veya hakim ortakları tarafından kurulmuş olan off-shore bankalar sıkı denetim altına alınacak. Bankaların yurtdışı şubeleri de yerinde denetime tabi tutulacaktır” diye konuştu.

       Akçakoca, bankacılık sektöründe etkinlik ve rekabet gücünü arttırıcı diğer düzenlemeler konusunda da şu bilgileri verdi:

       “Uzun vadeli tasarrufları özendirmek amacıyla gelir vergisi stopaj oranları ve munzam karşılık uygulamalarının gözden geçirilmesi, banka iştiraklerinin birleşmelerinde de 4605 sayılı kanunda yer alan vergi avantajlarının uygulanması, gayrimenkul ve iştirak hissesi satışından doğan kazançların sermayeye ilave edilmesi uygulamasının etkinleştirilmesi konularında ilgili kuruluşlarla ortak çalışmalar yürütülmektedir.”

       

Fon bankaları yeniden satışta

       BDDK Başkanı Akçakoca, Sümerbank ve oluşturulacak diğer geçiş bankasının 31 Temmuz 2001 tarihine kadar yeniden satışa sunulacağını bildirdi.

       Akçakoca söz konusu bankalar satılamadığı takdirde 31 Aralık 2001 tarihine kadar ya mevcut bankalardan biri ile birleştirileceğini veya tüm yükümlülükleri ödenmek ve iyi aktifleri TMSF tahsilat dairesine transfer edilmek suretiyle tasfiye edileceğini belirtti.

       Demirbank’ın da satış sürecinin devam ettiğini kaydeden Akçakoca, Demirbank’a teklif verme süresinin 18 Haziran 2001 tarihine kadar uzatıldığını belirtti.

       

BANKEKSPRES’İN SATIŞI MAYIS SONUNA DEK

       Akçakoca, Bankekspres’in satış işlemlerinin 31 Mayıs 2001 tarihine kadar tamamlanmasının öngörüldüğünü, İktisat Bankası’nın satış işlemlerinin ise devir bilançosunun tamamlanmasını takiben Mayıs ayı içerisinde başlatılacağını bildirdi.

       Kamu bankalarının mevduat faiz oranlarının ise DİBS piyasa faiz oranlarının altında ve ortak olarak belirlendiğini belirten Akçakoca, Emlak Bankası’nın Ziraat Bankası’na devredilmesi işleminin de bu ayın sonunda tamamlanmış olacağını kaydetti. Akçakoca, piyasa koşulları iyileştiğinde Vakıfbank’ın da en kısa sürede özelleştirme işlemlerine yeniden başlanacağını söyledi.

       

ZARARIN GİDERİLMESİ ÖZKAYNAKLA MÜMKÜN

       Engin Akçakoca, iki krizde bankaların özkaynak yapılarının ciddi hasar gördüğünü belirterek, “O zararın giderilmesi ve sektörün canlanması gerekiyor. Bu da özvarlıkla olur” dedi.

       Bankaların Mayıs ayı sonuna kadar verecekleri taahhütlere uyulup uyulmadığını ciddi şekilde denetleyeceklerini kaydeden Akçakoca, bu çerçevede en ufak bir uyarıdan en ciddi önleme kadar her türlü tedbirin alınacağını belirtti. Taahhütlerin kağıt üstünde kalmasının söz konusu olamayacağını kaydeden Akçakoca, “Bunları yerine getirilecek sözler olarak görüyoruz. Buna hem sektörün, hem de ülkenin ihtiyacı var” dedi.

       BDDK Başkanı, sektörü bırakmak isteyen banka olup olmadığı sorusuna “Hayır. Son derece olumlu görüşmeler oldu” karşılığını verirken, şu ana kadar bankaların 1.5 katrilyon liralık sermaye artışı taahhüdünde bulunduğunu ifade etti. Akçakoca, bunun da sektör için yeterli olmadığını vurguladı. Türkiye’nin iki ciddi kriz geçirdiğini ve bankalardaki özkaynak yapılarının ciddi hasar gördüğünü de kaydeden Akçakoca, “O hasarın giderilmesi ve sektörün canlandırılması gerekiyor. Bu da özvarlıkla olur. Bankacılık işi artık özvarlık işidir. Gerçek özkaynaktan bahsediyorum” dedi.

       

20 BİN EURO’LUK GARANTİ

       Akçakoca, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesindeki Türk Ticaret Bankası, İnterbank, Etibank ve Esbank’ın satılamadığı takdirde hangi banka çatısı altında birleştirileceğine önümüzdeki hafta karar verileceğini de anlattı.

       BDDK Başkanı, IMF’nin kararından sonra yurtiçi ve yurtdışında ekonomiye pozitif bakışı beklediklerini, bunun Fon’daki bankaların satışını da olumlu etkileyeceğini düşündüklerini söyledi.

       Bir başka soru üzerine mevduata yüzde 100 garantinin haksız rekabete neden olduğu görüşünü savunan Akçakoca, “Ama şu koşullarda onu kaldırmak mümkün değil. Bence garanti sisteme zarar vermiştir. Normal koşullara geçilmesi gerekir. Bana göre normal garanti mudi başına 20 bin Euro’dur. Ama bu zaman gerektirir. Böyle bir uygulamaya geçileceği de en az 6 ay önceden duyurulmalıdır” diye konuştu.

       

TMSF AYRI OLSAYDI

       BDDK Başkanı, Türkiye’nin bankacılık sektöründeki hastalığa doğru teşhis koyup koyamadığı sorusunu yanıtlarken de, ekonomideki şişmenin sadece bankacılık sektöründe olmadığını, reel sektörde de sıkıntılar yaşandığını kaydetti.

       “Vakti zamanında bu kadar banka izni verilmeli miydi? Bankaların yapısı daha iyi denetlenebilir miydi? Bunlar mazide kaldı” diyen Akçakoca, BDDK’nın son dönemde savcılıklarla sıkı ilişki içinde olması ve tahsilat dairesi gibi davranmaya hazırlanması konularında da şu değerlendirmede bulundu:

       “BDDK bünyesinde Fon var. Bu ikisi birbirinden ayrılmadıkça ve Fon’da da bankalar olduğu sürece savcılıklar, banka ile ilgili yükümlülükler olacak. Bu kişilerin vaktini de tüketiyor. Sonra tahsilat sırasına geçiyoruz. Onun faaliyetleri sırasında da icra, vergi dairesi ve tahsilat ofisi gibi çalışacağız. Bunda BDDK ile doğrudan ilişki kurulmamalı. TMSF ayrı olsa, İstanbul’da konuşlandırılsa, sistemin denetlenmesi, düzenlenmesi için BDDK daha fazla enerji ve zaman harcardı. Şu an, belirli zaman DGM dosyalarına da gidiyor.”

       

KURUL ÜYELERİNİN DEĞİŞMESİ

       Akçakoca, Bankalar Yasası ile kendisi dışındaki Kurul üyelerinin değiştirilmesi konusundaki görüşünü açıklarken de, kurul ve şirketlerin bütünün bir parçası olduğunu, burada özerkliğin derecesinin konuşulabileceğini ifade etti.

       Bu gibi kurulların kanunlara sonra eklenen maddelerle değiştirilmesinin gayet tabi hoş olmadığını kaydeden Akçakoca, “Ama bütünün parçası olarak duruyorsa, o bütünden sorumlu olanlar önlem alma ihtiyacı hissedebilirler” dedi. Akçakoca, 6 ay sonra yeni bir yasa ile aynı şey yapıldığında tavrının ne olacağını soran bir gazeteciye de şunları söyledi:

       “Ben evimi taşımadım. Taşımayı da düşünmüyorum. Ben bir takım şeyleri başarmaya geldim. Başaramazsam da çekip gitmem lazım. 6 ay sonra yeni hükümet geldi. Aklı esti, kurulu değiştirdi. Tabi ters bir durum. Bunu yapmadan önce birebir konuşmakta, tartışmakta fayda var. Kanun değişmesine gerek yok. Birebir konuşmakta yarar var. Aksayan taraflar nedir, nasıl giderilebilir.”

       

YABANCILARIN PAYI

       Akçakoca, 5 yıl sonra 500-600 milyar dolarlık bir bankacılık sisteminden yabancıların ne kadar pay alacağı sorusu üzerine de, yabancıların sektörde ciddi oranda faaliyette bulunmasında sakınca görmediğini belirtti. Akçakoca, “Ama yabancıların oranı çok düşük. Şu anda piyasadaki payı yüzde 5.5. Taş çatlasa 5 yıl sonra yüzde 20 olur. Tabii bu da bir tahmin” dedi.

       

KÖTÜ KREDİLER 31 TEMMUZ’A DEK TAHSİLATTA

       BDDK Başkanı Engin Akçakoca, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredilen bankaların, 75 milyarın üzerindeki kötü kredilerine ilişkin 2 bin 600 dosyayı, 31 Temmuz’a kadar tahsilat departmanına alacaklarını söyledi.

       Akçakoca, düzenlediği sohbet toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtlarken, fondaki bankaların alacaklarına ilişkin 2 bin 600 dosyada, 7.5 katrilyon liralık bir kredi bulunduğunu belirtti.

       BDDK Başkanı, bankacılık sektöründeki yeniden yapılanmalar sırasında çok sayıda bankacının işsiz kalması konusundaki görüşünü açıklarken de, reel sektörün kriz içinde bulunduğunu, bu sektörde mavi, beyaz yakalı binlerce insanın işten çıkarıldığını kaydetti.

       Bankacılık sektöründe ilk defa böyle büyük bir kriz yaşandığını belirten Akçakoca, bir kısım personelin bu alana yeni girecek oyuncuların bankalarında istihdam edileceğini, ancak bunun tamamının istihdam edileceği anlamı taşımadığını söyledi.

       

MAĞDUR YATIRIMCILARIN DURUMU

       BDDK Başkanı, Fon’a devredilen bankaların daha önce hisselerinden alan kişilerin mağduriyetlerinin giderilip giderilmemesi konusundaki bir soru üzerine, BDDK’nın tasarruf mevduatı sahibinin haklarını koruma görevini üstlendiğini vurguladı.

       Akçakoca, “Onun dışında ayrı fon ayırıp, (Hisse senedine yatırım yapanların şu haklarını da nominal üzerinden ödeyelim) demek bana doğru gelmiyor. Bu BDDK’nın da görev alanına girmiyor” dedi.

       Akçakoca, reyting konusunda çalışmalar yapıldığını, bilinçlenme konusunda da SPK ile ortak bir çalışma olabileceğini ifade etti. Bir başka soruyu yanıtlarken de fondaki bankaların pasifinin 10 milyar dolar civarında bulunduğunu kaydeden Akçakoca, sistemdeki tüm bankalar batarsa, bu rakamın 143 milyar dolar civarında olacağını bildirdi.

       Engin Akçakoca, “alınan önlemlerle bundan sonra bankalarda hortumlama olmayacağı sözünün verilip verilemeyeceğine” ilişkin bir soruya karşılık da, kendilerinin denetim görevi yürüttüklerini, bu işin DGM, cezaevi ve ticari yönünün de bulunduğunu anlattı. Kendileri için önemli olanın doğru tespit yapmak ve temizlikten sonra da bir daha böyle şeylerin ortaya çıkmamasını temin etmek olduğunu kaydeden Akçakoca, fondaki bankalara talip olan yabancılar için de ticari istihbarat çalışması yapıldığını söyledi.

       

ÖZEL FİNANS KURUMLARI

       Özel Finans Kurumlarının daha önce üvey evlat gibi tutulduğunu, kendisinin bu konuda ayrı bir düzenlemeye taraftar olduğunu, ancak son düzenlemeyi de isabetli bulduğunu anlatan Akçakoca, Bankalar Yasası’nın görüşülmesi sırasında kabul edilmeyen binde 5’lik kesintiyi de onaylamadığını belirtti.

       Akçakoca, “bu aşamada sektörün böyle bir imkanı yaratması bize göre mümkün değildi. Sektör, bunu kaldırabilecek durumda değildi. Sektör sağlık belirtilerine kavuşur, sigorta konusu açıklığa kavuşur, o zaman konuşulur” diye konuştu.

       BDDK Başkanı, Bankalar Yasası’nın Cumhurbaşkanınca onaylanmaması ya da Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmesi durumunda ne olacağının sorulması üzerine de, “6183 (Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında kanun) döner ise iş 2004’e kalıyor. O zaman, Adalet Bakanlığı’nda bekleyen İcra ve İflası düzenleyen 2004’e ağırlık vereceğiz. Ama süreç uzayacak” dedi.

       

OFF-SHORE HESAPLAR

       Başkan Akçakoca, Off-shore hesaplar konusundaki görüşünü açıklarken de, bu hesapların Türkiye’ye yakın ülkelerin denetim birimleriyle ciddi işbirliği yaparak çok yakından takip edilebileceğini söyledi.

       Akçakoca, AB sınırları içindeki adacıklarda 2002’den itibaren de AB normlarının uygulanmaya başlayacağına dikkat çekerek, “Off-Shore konusunda çok ciddi denetim örnekleri göreceksiniz” şeklinde konuştu. Akçakoca, fondaki bankalara 4 katrilyon lira fon aktarımı yapıldığını, sektördeki bankalara da birleşmeyi telkin ettiklerini sözlerine ekledi.

Ntv

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanı Engin Akçakoca, beş yıl sonra 500-600 milyar dolarlık bir bankacılık sistemi olacağını öngörerek, öne...