Trendun: Profesyonel Hizmet Kaynağı ...

ANAP, Tantanla yol ayrımında-1

Güncel Durum : Aktif | Kayıtlı Firma Sayısı : 670
80
ANAP, Tantanla yol ayrımında-1

16 Mayıs—  Son yazımızı, ANAP’la ilgili değerlendirmeleri sürdüreceğimizi belirterek bitirmiştik. Gerçekten de ANAP’la ilgili g...


Kongre süreci yaklaşmasına, ANAP’ın kötü yönetildiği gün gibi ortada olmasına rağmen, Mesut Yılmaz’ın yeniden genel başkan seçilmesinin önünde güçlü bir engel görünmüyor. Aslında ANAP’ın belki de çıkmazı burada. ANAP, Yılmaz’ı aşacak bir isim bulamıyor. Bu cesareti gösterebilecek kimse de çıkmıyor. Şu gün itibariyle, Yılmaz’ın karşısında aday olmasına büyük olasılık verilen tek isim, Yozgat Milletvekili Lütfullah Kayalar.

       Ama araştırdım; Kayalar, İzmir, İçel, Ankara gibi büyük merkezlerin de aralarında bulunduğu il kongrelerinin hiçbirine gitmemiş. İl kongrelerini dolaşmadan, delegelerle tanışmadan, onlara görüşlerini açıklamadan nasıl genel başkan adayı olunacak, bunu merak ediyorum.

       Bunun da ötesinde, Kayalar, henüz, kendisinin yanında yer alacak bir ekip oluşturabilmiş, parti içindeki muhalifleri toparlamayı başarabilmiş değil.

       

YILMAZ EN ZAYIF DÖNEMİNDE

       Oysa ANAP’ta gidişattan hiç memnun olmayan, delege üzerinde büyük etkinlik gösterebilecek, çok güçlü bir kadro var.

       Bu kadroyu toparlayabilecek bir isimin, ANAP’ın her kongresinde, geleneksel olarak, muhalefete destek vermeye hazır üçte bire yakın delege potansiyeli ile, Yılmaz’ı zorlaması çok mümkün. ANAP’ın kurucularından biri olan Yılmaz’ın en zayıf dönemini yaşadığı da düşünüldüğünde güçlü bir alternatif ismin işi daha da kolay olabilir. Ama, şu günkü değerlendirmeler ışığında, görünen o ki, bu haliyle bile Yılmaz, kendisi çekilmedikçe yerini kaybetmez.

       Kendi isteği ile çekilmesi halinde de, sadece işaret edeceği ismin yeni genel başkan olması kesin denebilir. ANAP’taki bu tabloyu en iyi bilen de Yılmaz. Ve belki de bu nedenle sürekli cephe genişletiyor. Bakın bugün Yılmaz, bir önceki yazımızda belirttiğimiz gibi tek başına, üç cephede savaşıyor. Yılmaz’ın bunu ne kadar götüreceği merak konusu. Acaba ANAP kongresine kadar bu kavgaları sürdürmesi mümkün mü? Bunu olası görmek de çok zor. Peki, Yılmaz’ın kavgaya giriştiği karşı cepheler kimlerden oluşuyor? Üç güçlü grup...

       

ORDU, YARGI, POLİS

       Son yıllarda sık sık ordu ile karşı karşıya gelen Yılmaz, Beyaz Enerji operasyonu ve onun sonucunda ortaya çıkan iddianame nedeniyle bu kez ordunun jandarma kanadıyla çekişme içine girdi.

       Aynı gerekçeyle yargı ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’la kavga da kaçınılmaz oldu. Yılmaz, bu kavgalar içinde, partisinden en büyük desteği yargıya karşı olanında buluyor. DGM Savcısı Talat Şalk’ın duygusal tepkileri; fazla konuşması; Beyaz Enerji iddianamesinde belgelere dayanmayan, sadece iddia düzeyinde kalan konulara yer vermesi ve bir bütün olarak ANAP’ı karşısına alması Yılmaz’ı bu kavgada rahatlatıyor.

       Zaten, Jandarma içinde yapılan operasyonlar da Yılmaz’a moral veriyor. Yılmaz, mahkeme aşamasına gelindiğinde DGM içinde de Jandarmadakine benzer operasyonlar olacağına inanıyor. Mahkemelerin kendileri haklı çıkaracağını düşünüyor.

       

ANAP’LI ORDUYLA KAVGA İSTEMİYOR

       Ordu ile çekişmeye gelince. Böyle bir çekişmenin, cumhuriyetin kurulmasından bu yana, hiçbir partiye yarar getirmediği ortada.

       Ordu ile kavgaya girişen RP/FP çizgisinin cami, imam hatip çevrelerinde bile seçmen kaybettiğini anımsatmaya gerek var mı? Yılmaz’ın bu kavgasının kendisinin veya partisinin yararına olacağına inan bir tane ANAP’lı da yok. ANAP’lılara göre, ordu ile kavga etmek başka, orduyu kışlasında tutmak başka.

       Onlara göre, ordu kışlanın dışına çıkıyorsa, bu ordunun değil, siyasetin kusuru. Yılmaz’ı zorlayan en ilginç kavga ise kendi yarattığı bir güçle; Tantan’la. Ve Tantan’ın ANAP ve Yılmaz’la yolları ayrılıyor. Bu yol ayrımını da bir sonraki yazımızda işleyeceğiz.

Ntv

16 Mayıs—  Son yazımızı, ANAP’la ilgili değerlendirmeleri sürdüreceğimizi belirterek bitirmiştik. Gerçekten de ANAP’la ilgili g...