Trendun: Profesyonel Hizmet Kaynağı ...

Asker artık siyasete karışmıyor

Güncel Durum : Aktif | Kayıtlı Firma Sayısı : 422
38
Asker artık siyasete karışmıyor

Girit Üniversitesi Öğretim üyesi Vasilis Pesmatzoglu, Yunanistan’ın AB’ye üyelik yolunda karşılaşılan zorlukları değerlendirdi....


Vasilis Pesmatzoglu: Girit Üniversitesi Öğretim Üyesi

       Yunanistan’ın AB üyelik yolundaki dikenler nelerdi?

       Vasilis Pesmatzoglu: Özellikle 1975-1980 dönemi kritikti. Albaylar Cuntası iktidarından hemen sonra tüm makinalar tamgaz Avrupa sloganı ile çalıştırıldı. 1973 ve 1979 yıllarındaki petrol krizlerinin etkileri ile 1980’li yıllarda da devam eden yüksek enflasyon en önemli ekonomik sorunlardı. Ekonomik bir diğer sorun da üyelik öncesi ve üyeliğin ilk yıllarında Yunanistan’ın sürekli aleyhinde büyüyen AB ülkeleri ile olan ticari bilanço idi. Siyasi açıdan, Yunanistan’ın 1975’den itibaren demokratikleşmesi hiç de kolay olmadı. Ordu, yeniden Yunanistan’ın siyasi hayatında söz sahibi olmaya teşebbüs etti. Ancak, o dönemdeki AB perspektifi, yani Yunanistan’ın yakın bir zamanda AB üyesi olacağı beklentisi, demokrasinin yerleşmesine büyük katkısı dokundu.

       Ordu nasıl oluyor da bugün siyasi gelişmelere karışmıyor?

       Vasilis Pesmatzoglu: AB’nin katkısı var. Çünkü, Yunanistan, ordunun siyasete, ekonomiye karışmadığı, kışlasında oturduğu ülkelerin oluşturduğu bir klübe girdi. Tabii zaman da önemli bir faktör. Yunanistan 27 yıldır demokrasi ile yönetiliyor. Askerin siyasi ve ekonomik gelişmelerin dışında kalması artık bir alışkanlık oldu.

       Üyeliğin ilk yılları nasıl geçti?

       Vasilis Pesmatzoglu: Yunanistan’ın AB üyesi olması ile Pasok’un iktidara gelmesi aynı tarihe denk düştü. İlginç bir tasedüf. Ancak, diğer taraftan aynı dönemden itibaren AB’nin özellikle tarım sektörü için para muslukları açıldı. Dolayısıyla, Papandreu, AB aleyhtarlığını sürdürmesinin kendisine ve ülkeye birşey kazandırmayacağını idrak etti. Papandreu’nun 1985 yılında yapılan seçimleri de büyük şehirlerden değil, taşradan aldığı oylarla kazandığını unutmamalıyız. Çünkü, taşraya Brüksel’den büyük paralar akmıştı.

       Ya kilise?

       Vasilis Pesmatzoglu: Kilisenin 1960’lı yıllarda ve cunta döneminde siyasi gelişmelere sık karıştığını görüyoruz. Ancak, 1974’den sonra yavaş yavaş siyasete daha az karıştığını ve ruhani misyonu ile daha çok uğraştığını tespit ediyoruz. Son yıllarda ise kilisenin yine sahneye çıktığına şahit oluyoruz. Kilise bugün globalleşmeye karşı ve batı kültürünün örf ile adetlerimizi ortadan kaldıracağı iddiaları ile ortaya çıkıyor. Bana göre, bunlar inandırıcı gerekçeler değil.

       AB’nin Yunanlıların örf ve adetlerini değiştirmesi mümkün mü?

       Vasilis Pesmatzoglu: Bunların hepsi fobi. Duruma farklı bir bakış açısı gerek. Yunanistan’da herşey hızla değişiyor. İşte bu değişikliklerden başı dönenlerin korkuları sözkonusu. Muhafazar çevreler için tüm bunların suçlusu-sorumlusu pekala bir yabancı, yani bizden olmayan birileri sayılabilir.

       AB, Yunanistan’da hangi değişiklikleri yaptı?

       Vasilis Pesmatzoglu: Öncelikli ekonomik alandaki değişiklikler var. Etrafınıza bir bakın, bunca altyapı çalışması, eseri göreceksiniz. Havaalanları, limanlar, yollar hepsi büyük ölcüde AB finansmanları ile inşa ediliyor. AB sadece bu altyapı projelerini finans etmekle yetinmiyor,bu projelerin yolaçtığı çevre sorunlarının da halledilmesi için yardım ediyor.

       Büyük şehirler mi taşra mı daha çok AB’den nasibini aldı?

       Vasilis Pesmatzoglu: Taşra. Ortak tarım politikası Yunanlı çiftçinin gelirini birkaç katına çıkardı. Yunanlı çiftçi birdenbire zengin oldu. Dünün çiftçisinden eser yok. Bugün yunanlı çiftçinin otobili de var konforlu evi de. Ama ilerisi için galiba sorun çıkacak. AB tarım politikasında para musluklarını kısıyor gibi. Bu nedenle biraz endişeliyim.

       Ya siyasi açıdan değişiklikler?

       Vasilis Pesmatzoglu: İlk önce AB demokrasinin sağlam temellere oturtulmasında yardımcı oldu. Demokrasi ile Avrupa birbiri ile sıkı bağlantılı iki kavram haline geldi. İkinicisi, yavaş yavaş daha gerçekçi oluyoruz. Büyük sözler söylemek yerine icraata önem vermeye başladık. Nasıl desem daha bir low profil çehreye bürünüyoruz.

       Yunanlının kafası, mantalitesi değişti mi?

       Vasilis Pesmatzoglu: Dünya değişiyor, Avrupa değişiyor dolayısıyla Yunanlı da değişiyor. Öyle zannediyorum ki, insanların düşünce tarzında değişiklik, mozaikin son taşı gibi. Sözgelimi, Yunanistan 1981’de AB’ye girdi. Ancak Avrupalı gibi düşünmeye başlamamız yıllar gerektirdi, belki de daha da zamana ihtiyacımız var. Bir hatta iki nesil geçmesi gerek.

       AB adayı bir ülkenin vatandaşlarına nasihatlarınız?

       Vasilis Pesmatzoglu: Nasihat değil temennide bulunabilirim. Sözgelimi Türikye’yi ele alalım. Farkında değiliz belki ama bazı şeyler zaten gerçekleşmiş durumda. Belki pekçok kimsenin umurunda değil ama Gümrük Birliği bir gerçek. Yani ticari faaliyetlerin önü açılmış durumda. Türkiye’de olmayan şeyler, AB’nin henüz para musluklarını açmamış olması ve muktesebatın tamamlanmamış olması.

       Yunanistan’ın dünü ve bugünü hakkındaki görüşleriniz?

       Vasilis Pesmatzoglu: Gayri safi milli hasıla iki, üç katına çıktı. Taşra, nostaljisini çekeceğimiz derecede değişti. Bir zamanlar Almanya’ya Amerika’ya işçi gönderen Yunanistan bugün bünyesinde onbinlerce yabancı işçi barındırıyor.

       

       

Ntv

Girit Üniversitesi Öğretim üyesi Vasilis Pesmatzoglu, Yunanistan’ın AB’ye üyelik yolunda karşılaşılan zorlukları değerlendirdi....