Trendun: Profesyonel Hizmet Kaynağı ...

Bahçeli: Tüm fatura siyasilerin değil

Güncel Durum : Aktif | Kayıtlı Firma Sayısı : 355
29
Bahçeli: Tüm fatura siyasilerin değil

MHP lideri Devlet Bahçeli, yaşanan ekonomik krizde bütün faturayı siyaset kurumuna kesmenin yanlış olduğunu söyledi. Krizden sorumlu diğer kişi ve kur...


Ofo Otel’deki toplantının açılışında konuşan Bahçeli, ekonomik krizi bulunmaz bir fırsat olarak algılayanların, topluma ve siyasete değişik elbiseler dikmek için “siyaset terzisi” misyonuna soyunmaya başladıklarını kaydetti. Geçmişte benzeri çabalarının sonuç vermediğini bilmelerine rağmen, bu çevrelerin yine “sihirli siyasi formül ve reçete” pazarlamaya başlamalarının anlamlı olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:

       “Bu durum ve psikoloji üzerine herkesin kafa yormasında büyük fayda vardır. Bu manada unutulmaması gereken çok önemli bir nokta bulunmaktadır. Hiç kimsenin, kendini Türk toplumundan daha akıllı ve kararlı zannederek, durumdan vazife çıkartmasına gerek yoktur.

       

MİLLETİN BİLDİĞİ

       Milletimiz, sorumluyu da, suçluyu da, çıkarcıyı da, simsarı da ayırt etmesini iyi bilen, gerektiğinde kendi siyasi iradesine en iyi şekilde sahip çıkabilen sağduyulu bir millettir. Dolayısıyla, milletimizin başkalarının yönlendirme çabalarına, kışkırtıcı beyanlarına ihtiyacı yoktur. Bu sebeple, şu anda hayatiyet arz eden mesele, ekonomik sıkıntıların bir an önce aşılması, piyasaların şiddetle ihtiyaç duyduğu güven ortamına kavuşmasıdır.”

       Bahçeli, MHP’nin, takip ettiği yolun, krizin en az zararla nasıl atlatılacağının hesabını yapmak ve ona göre davranmak olduğuna belirterek, bunun dışında herhangi bir yaklaşıma öncelik atfetmenin, mevcut şartlarda başka bir arayışa girmenin, ülke açısından daha ağır bir bedelin ödenmesi anlamına geleceğini vurguladı.

“SİYASİ DESTEK TAMDI”

       Devlet Bahçeli, 2000 yılı başında uygulamaya konulan ekonomik programa yöneltilen en haksız eleştirinin, “bu programın arkasında siyasi destek bulunmadığı” olduğunu belirterek, “hükümetin, üç partili koalisyon yapısına rağmen, programın arkasındaki siyasi desteğin, geçmişte uygulanan benzer programlardan çok daha fazla olduğunu ifade etmeye gerek bile yoktur” diye konuştu.

       Kasım ve Şubat ayında ortaya çıkan mali krizlerin sebebinin de, siyasi desteğin yokluğu ya da yetersizliği olmadığını anlatan Bahçeli, şöyle devam etti:

       “Her demokratik rejimde, hükümetlerin halkına karşı birinci derecede sorumlu bir durumda olması kaçınılmazdır. Ama en az bunun kadar doğru ve açık olan bir başka husus vardır. Böyle bir prensipten hareket ederek, bütün faturayı siyaset kurumuna kesmek de çok yanlıştır. Bunun yanında, az ya da çok sorumlulukları bulunan diğer kişi ve kurumların kriz tacirliğine soyunanlara ya da krizden nemalananlara fırsat vermemesi gerekir.”

       

“YENİ PROGRAMIN SACAYAKLARI”

        Bugün yeni programın sacayaklarının inşa edilmeye başlandığını da ifade eden Bahçeli, “bir taraftan ekonominin soğutulması çabaları dikkatli bir şekilde yürütülmekte, diğer taraftan da yeni kaynak arayışları devam etmektedir. Bu iki tablo şekillendiği ölçüde, ekonomik programın temel özellikleri ve hedefleri de kesinleşerek, yürürlüğe girecektir. Başka bir deyişle, zorlu ve sıkıntılı durum karşısında zorunlu olarak atılması gereken adımlar atılmaya çalışılmaktadır” dedi.

       Bahçeli, bu çerçevede yürütülen tartışma ve spekülasyonların da kıymeti bulunmadığını kaydederek, hükümetin alacağı ve uygulayacağı politikaların arkasında durmayacağını iddia etmenin de “abesle iştigal” olacağını belirtti.

       

ZAMLAR VE TOPLUMSAL SIKINTI

       Devlet Bahçeli, zamların toplumsal sıkıntıları ve adaletsizlikleri de beraberinde getirdiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

       “Böyle sevimsiz bir durum karşısında hükümet olarak bir görevimiz daha vardır. Dar gelirli vatandaşlarımızın durumlarının daha da kötüleşmesini engellemek için yeni tedbirleri de devreye sokmak kaçınılmazdır. Bunun için ücret ve maaş politikasının da yeni oluşan ekonomik dengelere ve büyüklüklere göre gözden geçirilmesi şarttır.

       Ekonominin rayına oturmasıyla birlikte bu iyileşme sürecinin de hız kazanması önem arzetmektedir.”

       

MHP’NİN REFORMU TIKAMASI

       Devlet Bahçeli, MHP karşıtları ile Türkiye karşıtlarının 1 yıl içinde ağız birliği yaparak, MHP’nin varlığının ve hükümet ortağı olmasının Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin (AB) ve reform yolunun tıkanmasıyla eşdeğer gördüklerini hatırlatarak, “AB’ye Katılım Ortaklığı Belgesi hakkında en sorumlu, açık ve dürüst tepkiyi ortaya koyan tek parti MHP olmuştur” dedi.

       Bahçeli, MHP’nin gelişmelerin ve reformların önünü açan, ama çarpık zihniyetli çevrelerin önünü tıkayan bir hizmeti yerine getirdiğini herkesin gördüğünü kaydetti. Bahçeli, şunları söyledi:

       “Katılım Ortaklığı Belgesi hakkında en sorumlu tepkiyi partimiz vermiştir. O günlerde bize karşı çıkanlar, daha önce de daha sonra da her milli mesele karşısında benzer tavırları ortaya koyanlardan başkası değildir. Bu zamana kadar ülkemize karşı yükümlülükleri yerine getirmekten kaçınan ve çeşitli sebeplerle ön şartlar arayışında olan AB yönetimlerine bu yanlışlıkların hatırlatılması, maalesef onlardan çok, Türkiye’deki bazı çevreleri rahatsız etmiştir. İnanıyoruz ki, bugün Türk milletinin büyük bir çoğunluğu, AB üyeliğini temel bir tercih olarak benimsemekte ama ilişkilerimizin mutlaka onurlu ve samimi bir birliktelik temeli üzerine oturmasını istemektedir.”

       

ULUSAL PROGRAM

        Bahçeli, MHP’nin 8 Katılım Ortaklığı Belgesi’nin yayınlandığı 8 Kasım’dan bu yana ortaya koyduğu kararlı tavrı ile milletin sağduyulu yaklaşımlarının savunucusu ve takipçisi olduğuna da değinerek, şöyle devam etti:

       “Son 1 aydır nihai şeklini alması için yoğun hazırlıklar yürütülen ve geçen hafta başında da resmen açıklanan Ulusal Program bu gerçeğin görülmesi bakımından da önem taşımaktadır. Bu belge, sonuçta Türkiye’nin milli hassasiyetlerinin dikkate alındığı kapsamlı bir çalışma olarak ortaya çıkmış bulunmaktadır. Bu program, ülkemizin, AB’ne tam üyelik sürecinde yapmak istediklerini göstermesinin yanında, Türkiye’nin yeni çağın başında atması gereken adımları, yapması gereken reformları da ifade etmektedir.”

       

“LOBİLER VE BAZI ÇEVRELER”

        Devlet Bahçeli, ülkenin içinde bulunduğu sorunları yenebilmek, önünü tıkayan engelleri aşabilmek için siyaset kurumunu kötülemek ve karalamanın çözüm olmadığını da vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı: “Sorunların çözüm yolu, siyasetin itibarını yükseltmekten, siyaset kurumunu güçlendirmekten geçmektedir. Yine, siyaseti ve dolayısıyla demokrasiyi zedelemek anlamına gelen yaklaşımlar yerine, doğru ve yanlışı iyi ayırt etmek, tüzel kişiliklere zarar vermekten kaçınmak gerekir.

       Tabii ki, böyle bir süreçte öncelikli görev siyasetçilere aittir. Ama en az bunun kadar önemli olan husus, ülke üzerinde etkin olan diğer sosyal ve ekonomik aktörlere de büyük görev ve sorumluluklar düştüğü gerçeğidir. Son zamanlarda yaşanan gelişmeler, siyasetin itibarını ve etkinliğini yükseltmekten çok, suni arayışlar ve gelişi güzel eleştiriler şeklindeki bir anlayışın, tekrar tedavüle sokulmaya çalışıldığı görülmektedir.

       Bu, Türkiye’miz için de, demokrasimiz için de çıkmaz bir sokaktır. Siyaset kurumu kendisini geliştiremediği, ülke sorunlarına çözüm bulamadığında ise müracaat edilecek yer bellidir. Bu yer, her zaman milletin kendisi olacaktır. Dolayısıyla bu yer, hiç bir zaman bazı lobiler ve çevreler olmayacaktır.”

       KATILIMCILAR

       Toplantıya, MHP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli’nin yanı sıra Devlet Bakanları Tunca Toskay, Ramazan Mirzaoğlu, Şuayip Üşenmez ve Faruk Bal, Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu, Sağlık Bakanı Osman Durmuş, Tarım ve Köy işleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp, Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu ile MHP genel başkan yardımcıları Şefkat Çetin, Ziya Yılmazbilen, Ercüment Konukman, MHP Genel Sekreteri Nursafa Pandar, 30’a yakın milletvekili, Antalya, Burdur, Isparta, Afyon ve Denizli illerindeki MHP İl ve 76 ilçe örgütünün başkanları, yöneticileri, bu illerdeki MHP’li belediye başkanları, belediye meclisi ve il genel meclisi üyeleri katıldı.

       

TURİZM SEKTÖRÜNÜN ÖNEMİ

       Bu arada Devlet Bahçeli, Antalya Valiliği’ni ziyaret etti. Vali Ertuğrul Dokuzoğlu’ndan, ilin sorunları ve ihtiyaçları konusunda bilgi alan Bahçeli, Antalya’ya bu yıl 4.5 milyon turistin gelmesinin beklendiğini hatırlatarak, “turizme bu yıl çok büyük önem vermemiz lazım” dedi. Kriz sürecindeki bir Türkiye için kaynak yaratılması bakımından turizm sektörünün önem arzettiğini kaydeden Bahçeli, “turizm bazı konulara hassasiyeti olan bir sektördür. Asayiş, temizlik ve denetimlere çok büyük önem verilmelidir” diye konuştu. Bunlar gerçekleştirildiğinde, 2001’in potansiyel açısından patlama yılı olacağını belirten Bahçeli, temizlik ve asayiş konularının öneminin halka da çok iyi anlatılması gerektiğini söyledi. Bahçeli daha sonra, Valiliğin şeref defterini imzaladı.

       Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli‘nin Antalya Valiliği‘ni ziyaretine, Devlet Bakanları Tunca Toskay ve Ramazan Mirzaoğlu ile Sağlık Bakanı Osman Durmuş ve Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz de katıldı.

       

Ntv

MHP lideri Devlet Bahçeli, yaşanan ekonomik krizde bütün faturayı siyaset kurumuna kesmenin yanlış olduğunu söyledi. Krizden sorumlu diğer kişi ve kur...