Trendun: Profesyonel Hizmet Kaynağı ...

Balıkçılık ve AB standartları

Güncel Durum : Aktif | Kayıtlı Firma Sayısı : 398
71
Balıkçılık ve AB standartları

Balıkçımız AB’ye ne kadar uyumlu? Balık sektörü AB’ye hazır mı? Bu soruların yanıtlarını Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’ndan yetkilil...


AB katılım ortaklığı belgesindeki şartlardan biri de balıkçılıkla ilgili. Belgeye göre balıkçılık kaynakları, piyasası ve yapısal gelişiminin, kaynakların yönetimi politikası, teftiş ve kontrol önlemleri vasıtasıyla izlenmesi için idari yapıların kurulması ve balıkçılık filo kayıtlarının geliştirilmesi gerekiyor.

       Türkiye’de balıkçılık ve avlanan ürünlerin özellikle işlenmesi, muhafazası ve AB ülkelerine ihracatı konusunda mevcut bir sistem var. Ve bu kalite kontrol sistemi şu anda Avrupa Birliği’yle uyumlu bir şekilde yürüyor. Türk balıkçılığı; merkezi otorite, taşra teşkilatındaki yetkiler, belgelendirme olayları, laboratuvarlar, analizler yönünden Avrupa Birliği’yle uyumlu. Kontrol sistemindeki uyuma rağmen yetkililer, ortak tarım politikaları çerçevesinde balıkçılık politikalarının oluşturulması yani daha çok avcılıkla ilgili politikaların oluşturulması konusunda uyum olmadığını belirttiler. En önemli sorun ise Türkiye’de bir balıkçılık fonunun olmaması.

       AB’nin biliyorsunuz çok büyük bir fonları var. Tarımı destekleyen, piyasaları destekleyen, fiyatları düzenleyen çok büyük bir fonları var. Üretici örgütlerinin içinde olduğu organizasyon. Hayır bunlarda herhangi bir uyuymumuz henüz yok. Başladık. Bunun için mevzuatlardan başladık. AB’nin balıkçılıkla ilgili mevzuatlarıyla Türkiye’deki mevzuatların uyumu. O çalışmalar başladı.

       Ayrıca balık satış organizasyonları yine pek uyumlu değil. Çünkü onlarda bir destekleme sözkonusu. Biz de hayır. Onlarda da serbest piyasa ekonomisi var, bizde de ekonomi var, onlar hem pazarları, hem fiyatları..........revize edebiliyorlar. Bizim o konuda bir uyumuz yok. Ama o çalışmalar da başladı. toplantıları başladı.

       Avcılık ve av ürünlerinin özellikle iç piyasaya sunumu, fiyat konusunda, desteklemeler konusunda, teşvikler konusunda büyük bir uyumumuz yok.

       Ama kalite kontrol sistemi, özellikle Avrupa Birliği’ne ihraç edilen su ürünleri konusunda son derece başarılı bir sistemimiz var.

       

       Uyum olmayan konularda şu andaki çalışmalar ne aşamada...

       Şu an mevzuatlar gözden geçiriliyor. Yani Avrupa Birliği’nin avcılıkla ve pazar organizasyonlarıyla ilgili mevzuatları tercüme ediliyor ve bizim kendi mevzuatımız karşılaştırılıyor.

       

       Süre

       Çok hızlanmamız gerekir. Zaten normalde, bildiğim kadarıyla ortak tarım politikalarının geliştirilmesi konusunda zaten çalışmalar Tarım ve Dışişleri Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde ve AB Genel Müdürlüğü’nün koordinatörlüğünde yürüyor. Şu an net bir tarih veremiyorum. Ama dediğim gibi sistemin temelinde bir uyumsuzluğumuz var. Yani özellikle bu maddi anlamdaki kaynak fonların oluşturulması konusunda bir olumsuzluğumuz var. Diğerlerini yapmamız kolay olur. Yani mesela yasaklar, kotaların uygulanması, bunların balkçılarca benimsenmesi... Ama bir takım teşvikler var, destekler var AB’de. Parasal, finans gereken hususlar var. Bunların Türkiye’ye oturtulması ne kadar sürer onu bilmiyorum. Ama bu konuda çalışmalara hemen başladık.

       

       Finans sorunu konusunda neler yapılabilir?

       Bunlar resmi mevzuatla olabilecek şeyler. Yani Türkiye’nin fona karşı tepkisi var. Ama Avrupa Birliği de tam aksi. Dolayısıyla Türkiye’de de onlara benzer bir fon yapıldığını, veya bir kaynak yapısının oluşabilmesi için yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Yani bir kanun işi bu. Meclis’ten geçecek bir kanun süreci. Bu gerçekleşmeden uyum çalışmaları çok zor. Yapabileceklerimizi belki bir ayda yapabilecek durumumuz var. Ama kanun değişikliklerini veya yeni kanunların devreye girmesi gereken bir süreç var. O süreci ne zaman tamamlar Türkiye, onu bilmiyorum.

       

       

       Zaten bırakın AB’yi Türkiye’nin kendi iç mevzuatının gereği yayınladığımız yasaklarımız var. Genel mevzuatımızda olan yasakların çoğu AB’yle uyumlu. AB’de seçici av modelleri dediğimiz bir uygulama var. Örneğin kaplumbağalar... karides trolü kullanırken karidesleri avlayacaksınız ama caretta carettaların avlanmasını önleyecek bir model geliştiriceksiniz. Türkiye bunlara da başladı. Yani bu konularda uyumda bir sıkıntı çekeceğimizi sanmıyorum. Hazırlıklıyız. Zaten genel mevzuatımız gereği biz bunları yapıyoruz.

       

       Bence balıkçılık politikalarının uygulanmasında, desteklenmesinde gerekecek olan finans kaynaklarının yaratlımsası.

       Örneğin diyecek ki; balıkçı tekneleri o yıl bir türün avcılığını yasaklayabilir. O takdirde o balıkçı teknelerinin denize girmesini istemeyebiliriz. Veya balıkçıya deriz ki sen en fazla atıyorum 500 ton balık avlayabilirsin, 1000 ton avlayamazsın. Bu takdirde o balıkçıyı denizden çektiğin takdirde veya daha az avlamasını sağladığın takdirde ona ek bir takım gelirler vermek zorundasın ki o balıkçının bir yıllık ekonomik kaybını karşılayasın. İşte bu anlamda fonların değeri büyüktür. Bu kaynağıyapısal mevzuat açısından, yasal açıdan düzenleyecek bir düzenlemeye ihtiyaç var.

       

       

       

Ntv

Balıkçımız AB’ye ne kadar uyumlu? Balık sektörü AB’ye hazır mı? Bu soruların yanıtlarını Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’ndan yetkilil...