Trendun: Profesyonel Hizmet Kaynağı ...

Charing Crossun tosunu

Güncel Durum : Aktif | Kayıtlı Firma Sayısı : 758
10
Charing Crossun tosunu

13 Ekim—  Dünyaca ünlü İngiliz demiryolu şebekesiyle ilk kez tanıştığım ve şu andaki tüm sefaletine rağmen “bizde de olsa, bu kadar o...




        Charing Cross Garı içindeki “def-i hacet istasyonu”nun duvarlarına bugünlerde yeni dadandığı anlaşılan “Tosun”, döktürmüştü :

        “Nerede Müslüman, Arap, Afgan, Paki ve Türk varsa.....”

        Aferin Tosun’a. Her zamanki gibi açık sözlü ve dobraydı. Boğazın dokuz boğumundan süzdüğü nefretini, ve gönlündeki irini Charing Cross’a akıtmıştı. Onunla da kalmamış, aslında insanlara ait olan trene, üzerindeki “insan giysisi” sayesinde tanınmadığı için binmesine izin verilmiş, elindeki kalın keçeli kalemle tren vagonunun camlarına ve iç duvarlarına da yazmayı becermişti :

        “Muslim Shit Out !”

        Olabildiğince kibar bir tercüme ile, “Pis Müslümanlar defolun!” diyordu.

        Tosun’un ve onun gibi düşünenlerin yine “aybaşları” gelmişti. Dünyadaki tüm kötülüklerin “pis” Müslümanlardan geldiğini, bombanın ve silahın ve ölümün ve de terörün simgesinin, Müslüman Dünyası olduğuna inanıyorlardı. Oysa kendi dinlerinde (her ne diniyse) şiddete yer yoktu. O’na vurulduğunda, öteki yanağını çevirmesi öğütlenmişti kilisede, havrada... O, kimseyi incitmezdi. Onların arasından hiç terörist çıkmazdı. Kuzey İrlanda’yı kana bulayan, İspanya’da kan döken, Korsika’da can alan, Roma’da cinayet işleyen, Atina’da suikast yapan, Sabra ve Şatilla’da katliam gerçekleştiren, füze ve bomba stokları taştığında “haydi artık zamanıdır” diye Beyaz Saray’a bombardıman emri verenler, Gazze’de yaylım ateşi açanlar onlar değildi.

        Daha da gerilere gidelim mi ?

        Tosun, tarih dersinden çakmasa, (ya da aklı erip, zahmet edip okula gitseydi) kitaplarda “Hilalli Seferleri” diye birşeye rastlamayacak, tam tersini okuyacaktı.

        Ama Tosun’luk yapmak kolaydı. Aynen İslam dünyasındaki benzerleri gibi. Onlar da “Kafir, kefere” edebiyatı ile, tüm kötülüklerin “Haç”tan geldiği inancıyla, bir yandan “Haç”ın anavatanından gelen her türlü “nimet”i kabullenip bir yandan da her Cuma namazı çıkışında “Haç”a küfretmeyi marifet sayan, McDonalds ve Kentucky Fried Chicken restoranı yakmakla tatmin olan Müslüman Tosun’lar da aynı canlı türünün biraz daha esmer tenli mensuplarıydı.

        “Küffar” muhabbeti ile iktidara yürüyüp, iktidarda kalabilmek için “Küffar”ın önünde doksandokuz takla atan sakallı, takunyalı Tosun’un Londra’lı “türdaş”ları Charing Cross Garı’nın ve trenlerinin duvarlarına pislerken, insanların hangi dinden olursa olsun kardeşliğinden yana olanları bir kez daha umutsuzluğa garkediyorlardı. İsa’dan Musa’ya, Muhammed’den Buda’ya kadar kime, niye inanırsa inansınlar neticede aynı canlı türü olduğunu inkar eden Tosun’lar, küçücük beyinlerindeki irini bugünlerde daha bir cömertçe döküyorlar ortalığa.

        Bugünlerde, insanlığa yapılacak en büyük hizmet, bunlara karşı büyük bir dezenfekte harekatına girişmektir. Bu dezenfekte faaliyetinin de, nerede, ne zaman ve hangi araçla olursa olsun yapılması caizdir. Kandahar Dağları’nda bombayla mı yoksa Charing Cross’un duvarlarında arap sabunu ile mi yapılacağı beni pek fazla ilgilendirmiyor.

        Bu iltihab bir şekilde temizlenmeli. Yoksa Usame’ler, John’lar ya da Salomon’lar ve karşıtı Tosun’lar, gezegenimizi daha çoook kirletirler.

Ntv

13 Ekim—  Dünyaca ünlü İngiliz demiryolu şebekesiyle ilk kez tanıştığım ve şu andaki tüm sefaletine rağmen “bizde de olsa, bu kadar o...