Trendun: Profesyonel Hizmet Kaynağı ...

Ecevit: Tütün vetosu siyasi

Güncel Durum : Aktif | Kayıtlı Firma Sayısı : 833
6
Ecevit: Tütün vetosu siyasi

7 Temmuz—  Başbakan Bülent Ecevit IMF ile ilişkiler ve gündemdeki konular ile ilgli basına bir açıklama yaptı. Uluslararası Para Fonu IMF’n...


IMF Başkanı Köhler’den yeni ve uzun bir mektup aldığını açıklayarak sözlerine başlayan Ecevit, bu mektubun değerlendirilmesinin Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş’in ABD temaslarını tamamlamasının ardından yapılacağını bildirdi. Ecevit, IMF’nin istediği tüm yasaların gece gündüz çalışılarak TBMM’ye sunulduğunu ve Meclis’ten çıkarıldığını, kimi kanunların yürürlüğe girdiğini belirtti.



  TÜTÜN YASASI'NA VETO



•IMF: Veto, kreyi etkilemez



•Sezer Yasa'yı veto etti



•Derviş: IMF ile ilişkileri etkilemez











       Başbakan Ecevit, IMF ile ana sorunun Telekom’un Yönetim Kurulu’nda yaşandığını belirterek, “Bu sorun Hükümet içinde demokratik süreç içinde uzlaşmayla sonuçlandı. Yönetim Kurulu’nun kimliklerini Bakan Derviş açıkladı ve kuşkuların yersiz olduğunu söyledi. Bakan Derviş bu konuda IMF’yi ikna etmeye çalıştı” dedi.

       

IMF ZARAR VERİYOR

       IMF’in haksız iddialarının ve kredileri ertelemesinin Türkiye’ye hem uluslararası platformda hem iç piyasada zarar verdiğinin altını çizen Başbakan “İlişkilerimiz çok kritik dönemde. IMF de umuyorum Türkiye gibi ilişkilerin gelişmesi için çaba harcar” dedi.



  IMF mektubu trafiği



Köhler'in mektubu Ankara'yı hareketlendirdi

•Başbakan Ecevit, Köhler'in mektubunu ekonomi bürokratlarıyla değerlendirmeye aldı



•Devlet Bakanı Kemal Derviş de, ABD ziyaretini bir gün erken tamamlayarak Ankara'ya dönüyor









Ecevit şöyle devam etti:

       “Emlak Bankası ile ilgili yasa Meclis’ten geçti. IMF toplantısıyla aynı gün Sayın Cumhurbaşkanı’nın onayından geçti. IMF kamu sektöründeki işçi ücretlerini aşırı buluyor. Oysa ücret zamları aşırı olmadığı gibi Türk-İş’in bu zamları gelecek yıla bırakması sağlandı. Yine IMF hububat fiyatlarını aşırı buluyordu. Oysa fiyatlardan çok daha yüksek fiyatlarla tüccarlar alım yapıyorlar. Bu da bizim belirlediğimiz fiyatın çok gerçekçi olduğunu gösterdi.

        Sayın Köhler, benimle yaptığı telefon görüşmesinde faizlerin yüksekliğinden yakınmıştı. Oysa faizlerin yüksekliğinden en başta IMF’in dayatmış olduğu dalgalı kur sistemi sorumludur. Çözümü de birlikte bulmamız gerekir. IMF borç yükünün ağırlığından yakınıyor. Doğrudur, fakat zaten biz de bu borç yükünden kurtulmamıza yardımcı olması için IMF ile ilişki kurduk.”

       

HUKUK DEVLETİYİZ

        IMF’nin Türkiye’de bir hukuk devleti bulunduğunu gözardı ettiğini ifade eden Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in kendisine sunulan her yasayı imzalamak zorunda olmadığını belirterek, Cumhurbaşkanı’nın dün Tütün Yasası’nı geri çevirdiğini anımsattı. Bakanlar Kurulu’nun sunduğu bir yasayı geri yollamanın Cumhurbaşkanı’nın hakkı olduğunu, geri yollanan yasada direnmenin de Bakanlar Kurulu’nun hakkı olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

  Öksüz: IMF kendini yargılasın





•Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, IMF’nin kendisini yargılaması gerektiğini, IMF idarecileri ve otoritelerinin de kendilerini gözden geçirmeleri gerektiğini kaydetti.









       “Hükümet bu konuda da direnirse o zaman Sayın Cumhurbaşkanı yasayı imzalamak zorundadır. Tütün Yasası da öyle bir işlem görecektir. TBMM gerek görürse Sayın Cumhurbaşkanı’nın önerileri doğrultusunda konuyu yeniden görüşecektir veya gerek görmezse yasada direnecektir. Cumhurbaşkanı’nın Tütün Yasası’na itirazları bence hukuksal değil, siyasal içeriklidir. Siyasal açıdan Tütün Yasası’nı belirlemek de Bakanlar Kurulu’nun görevidir. Sayın Cumhurbaşkanı kendi siyasal anlayışına göre yasaları geri çevirmeye devam ederse partiler üstü bir parti konumuna gelmiş olur. Ancak bu konuyu tartışmak IMF’in değil hükümetin, partilerin, tüm kamuoyunun işlevidir. Sayın Cumhurbaşkanı Tütün Yasası’nın, tütün ekicisini mağdur edeceğini sanıyor. Ben siyasal ömrüm boyunca tütün üreticisini destekledim.

        Başında bulunduğum koalisyon hükümeti de aynı anlayış içindedir. Yasaya göre verimli ve karlı tütün üretimi yapılamayan bölgelerde hükümetimiz tütün üreticilerine daha karlı üretim imkanları sunacaktır. Yerine göre bunlar arasında mısır, fasulye ve soya üretimi, besicilik veya meracılık teşvik edilebilir. Dünya Bankası’nın tarıma vaat ettiği imkanların büyük bölümü de bu amaçla değerlendirilecektir. Yani artık Dünya Bankası’nın bu konuda yardımda bulunamayacağı sanısı, gerçekle bağdaşmayacaktır.”

        Başbakan Ecevit, 2000 yılında 50 bin ton tütün üretim fazlasının olduğunu bunun parasal değerinin yaklaşık 80 trilyon lira düzeyinde olduğunu belirterek, 80 trilyon lira ile tütün üreticisinin daha verimli ve karlı alanlara yönelmesine yardımcı olunabileceğini bildirdi.

       

“KÖHLER ÖVGÜYLE SÖZ EDİYOR”

       Ecevit, IMF Başkanı Köhler’den uzun bir mektup aldığını, ayrıntılı değerlendirmeyi Devlet Bakanı Kemal Derviş’in Türkiye’ye dönüşünde yapacaklarını belirterek, şöyle devam etti:

       “Şimdilik şunu söyleyebilir. Gerçekleştirdiğimiz yasama çalışmalarından Sayın Köhler övgüyle söz ediyor. Ancak uygulamada bazı eksiklikler bulunduğunu, bence inandırıcı olmayan bir biçimde ortaya koyuyor. Ancak söylediğim gibi Sayın Köhler’in mektubu genellikle ilişkilerimizi sıcak tutmak isteğini yansıtır niteliktedir.

       Mektubunda Sayın Köhler IMF’nin parasal desteğinin sona erdirilmeyeceğini özellikle vurguluyor. Ancak bu desteğin devam ettirilmesi için bazı koşulların yerine getirilmesini yineliyor. Bu koşullardan biri Telekom yönetimiyle ilgilidir, fakat Köhler’in öne sürdüğü iddiaların gerçekle ilgisi olmadığını biraz önce dile getirdim. Buna rağmen Sayın Köhler, haksız iddiasından geri dönmüyor. Emlakbank sorununun çözüldüğünü kabul ediyor ancak bu konuda Sayın Köhler’in, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kapsamındaki bankalar konusunda bazı endişeleri de bulunuyor.

       Fakat ben herşeye rağmen IMF ile ilişkilerimizin kısa sürede normalleşeceğine inanıyorum. Bu konuda biz elimizden geleni yapıyoruz. Fakat hiçbir devlet IMF ile ilişkilerinde Türkiye kadar koşullarına özenli davranmış değildir. Köhler’in mektubu da şu açıdan önemlidir. Sayın Köhler Türkiye ile ilişkilerini sürdürmekte IMF’in kararlı olduğunu özellikle vurguladı.”

       

SORU, CEVAP

       IMF’nin Telekom’u bahane ederek Türkiye’ye destekte bulunmaktan kaçınma niyetinde olup olmadığının sorulması üzerine, bugün IMF Başkanı Horst Köhler’in kendisine gönderdiği mektuba atıfta bulundu.

        Ecevit, Köhler’in mektubunda IMF’nin Türkiye ile ilişkileri sürdürmekte kararlı olduğunu birkaç kez özellikle vurguladığını belirterek, o bakımdan bir tereddüte yer bulunmadığını söyledi. Ecevit, “Aramızda bazı tartışmaların ortaya çıktığı bellidir. Bu tartışmaları da demokratik anlayış içinde gidereceğimize inanıyorum” dedi.

        Bir diğer gazetecinin, Ecevit’in konuşmasından herşeyin iyiye gideceği sonucunun çıkarıldığını, ancak bunun olmaması halinde “hükümetin istifa ederek bir teknokratlar hükümeti kurulmasından söz edildiğini” söylemesi üzerine, Başbakan Ecevit şunları kaydetti:

       

“TEKNOKRATLAR HÜKÜMETİ SAÇMALIK”

        “Böyle bir teknokrat hükümeti saçmalıktır. Çağımızda böyle şey olmaz, Türkiye’nin demokratik gelenekleri vardır ama bazı çevreler Türkeye’de rejimi bulandırmak ve bunu sarsmak için birtakım çabalarda bulunuyorlar. Bunlar çok küçük bazı kesimlerdir. Bu tür iddialara halkımızın inanmayacağı kanısındayım o bakımdan bir tereddüte yer yoktur.”

       

“KİMSENİN BUNALIM KAYGISI DUYMASINA GEREK YOK”

        Başbakan Ecevit, hükümetin IMF dayatmaları karşısında tavrının ne olacağının sorulması üzerine de IMF ile Türkiye arasında üzerinde görüş birliğine varılmış olan programa bağlı olarak ilişkileri sürdürmeye devam edeceklerini söyledi. Ecevit, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dediğim gibi aramızda bazı tartışmalar olmuştur, daha da olabilir ama önemli olan IMF’nin Türkiye ile ilişkileri sürdürmekte kararlı olmasıdır. Bu siyasal iradenin gerek hükümetimizde gerekse de IMF’de bulunması önemli bir güvencedir. Kimsenin bir bunalımdan kaygı duyması, bunalım kaygısı duymasına gerek yoktur.”

        Bir başka gazetecinin, IMF Başkanı Köhler’in mektubunda Türkiye’de yapılması gerekenlere ilişkin bir takvim verip vermediğini sormasına üzerine de Ecevit, herşeyin son gelen mektupta belirtilmediğini ifade ederek, kendisinin IMF’nin daha önce öne sürdüğü eleştirilere değindiğini ve bunları kısaca özetlemeye çalıştığını belirtti. Başbakan Ecevit, bugün aldığı mektubun oldukça uzun ve ayrıntılı olduğunu ve bunu da henüz incelemeye vakit bulamadığını, uzman arkadaşlarının da mektubu değerlendiremeye vakti olmadığını kaydetti. Pazartesi günü Devlet Bakanı Kemal Derviş’in Ankara’ya dönme olasılığından söz edildiğini ifade eden Ecevit, Derviş döndüğü zaman kendisi ile birlikte ayrıntılı bir değerlendirme yapacaklarını söyledi.

       

ECEVİT, SEZER’İ SAVUNDU

        IMF Başkanı Köhler’in Eximbank konusunda Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’i eleştirmesini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine de Ecevit, şunları kaydetti: “O konuda düşüncelerimi zaten konuşmamda söyledim. Sayın Cumhurbaşkanı ile bizim tartışmalarımız olabilir. Anayasal kurallar içinde tartışmalarımız olabilir fakat Cumhurbaşkanlığının yetkilerini her halde başka ülkelerin kuruluşları eleştiremezler.”

       

Ntv

7 Temmuz—  Başbakan Bülent Ecevit IMF ile ilişkiler ve gündemdeki konular ile ilgli basına bir açıklama yaptı. Uluslararası Para Fonu IMF’n...