Trendun: Profesyonel Hizmet Kaynağı ...

En güzel aşk şiirleri

Güncel Durum : Aktif | Kayıtlı Firma Sayısı : 690
50
En güzel aşk şiirleri

Nice şair aşklarını en güzel kelimelerle ifade etmiş dizelerinde......


”Bir tek aşk yoktur gözyaşı dökmeksizin

       Mutlu aşk yoktur ama

       Böyledir ikimizin aşkı da” der Aragon ünlü dizelerinde...

       

       ”Terk etmedi sevdan beni,

       Aç kaldım, susuz kaldım, hayın, karanlıktı gece

       Can garip, can suskun, can paramparça

       Ve ellerim kelepçede

       Tütünsüz, uykusuz kaldım

       terk etmedi sevdan beni” der Ahmet Arif...

       

       Nice şair, aşklarını, canlarının parçası sevgililerine en güzel kelimelerle ifade etmiş. Her okuduğumuzda içimizi titreten bu şiirlere rağmen Leyla ile Mecnun’dan, Nazım Hikmet’le adına onlarca şiir yazdığı Pirayesi’ne, heykeltıraş Rodin’le Camille Claudel’e, Maria Callas’la Aristotelis Onasis’e, Elizabeth Taylor’la Richard Burton’a insanlığın aşk tarihine baktığımızda görüyoruz ki, aşk öykülerinin sonu pek de mutlulukla noktalanmıyor. Atilla İlhan’ın unutulmaz şiirinde dediği gibi “Ayrılık da sevdaya dahil” ama, yine de Ahmet Arif sevgili gittiğinde geride kalan aşığın hislerini, “Yokluğun, cehennemin öbür adıdır. Üşüyorum, kapama gözlerini” sözleriyle binlerce aşık adına özetliyor dizelerinde. Ve devam ediyor:

       

       ”Canımın gizlisinde bir can idin ki

       Kan değil sevdamız akardı geceye

       Sıktıkça cellad kemendi...

       Duymak, gözlerinde duymak uç-ağaçları

       Susmak, gözlerinde susmak

       Ustura gibi...

       Gözlerin hani?”

       

ÇÜNKÜ AYRILANLAR HALA SEVGİLİ

       Evet, ayrılık da sevdaya dahil, çünkü;

       ”Ayrılanlar hala sevgili

       Hiçbir anı tek başına yaşayamazlar

       Her an ötekisiyle birlikte, her şey onunla ilgili

       Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar

       Gittikçe genişleyen yakılmış ot kokusu

       Yıldızlar inanılmayacak irilikte

       Yansımalar tutmuş bütün sahili

       Çünkü ayrılmanın da vahşi tadı var

       Öyle vahşi ki dayanılır gibi değil

       Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil

       Çünkü ayrılanlar hala sevgili”

       

       Cemal Süreya da demiş, “sevgililer gider” diye:

       ”Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git

       Gözlerin durur mu, onlar da gidiyorlar. Gitsinler

       Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin

       Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık

       Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin, sırf onaydı

       Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü

       Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti

       Yoktu dünlerde, evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz

       sanki hiç olmamıştı

       Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu

       Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullular

       Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça

       Lafların, dünyaların

       öyle düzelticiydi ki sevmek

       Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken

       Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti

       Çünkü iki kişiydik.”

       

AŞK BİR SATRANÇTIR KİMİ ZAMAN

       Büyük usta Nazım Hikmet, Pirayesi’ne ve tüm diğer sevgililerine sözleri birleştirip buketler sunuyor, ama...

       ”Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli

       belini sarmayalı/gözünün içinde durmayalı

       aklının aydınlığına sorular sormayalı

       dokunmayalı sıcaklığına karnının

       yüz yıldır bekler beni

       Bir şehirde bir kadın

       Aynı daldaydık

       Aynı daldan düşüp ayrıldık

       Aramızda yüz yıllık zaman

       Yol yüzyıllık

       Yüz yıldır alacakaranlıkta

       koşuyorum ardından”

       

       Aşk bir satrançtır kimi zaman... İşte Cihan Oğuz’un dizeleri:

       ”Son hamle yine kalbine çekincesiz

       Gökyüzüne bağımlı bulutların arasından

       Sızan o yağmur tanesi, belki şaşkın bir yıldız

       Nasıl incitirse ve ansızın yeni korkular yüklerse

       Öyle şimdi dilimde donup kalan söz-aşk mat!”

       

GİDENLERİN ARDINDAN

       Ve sevilenler gider, ayrılık geride kalanı acıtır. İşte Orhan Veli ve Ümit Yaşar Oğuzcan...

       ”Ağlasam sesimi duyar mısınız mısralarımda

       Dokunabilir misiniz gözyaşlarıma ellerinizle

       Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, kelimelerinse bu kadar kifayetsiz olduğunu

       Bu derde düşmeden önce

       Bir yer var biliyorum

       Herşeyi söylemek mümkün;

       Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum

       Anlatamıyorum.”

       

       ”Kal dersen, dağlarca severim seni

       Bir deniz olurum ayaklarında

       Aşk bu, özleyiş bu, hiç belli olmaz

       kalbim duruverir dudaklarında

       Ya da unuturum kim olduğumu

       Hatırlamam belki adımı bile

       Belki de çıldırır deli olurum

       Sana kavuşmanın heyecanıyla”

       

       Gidenleri unutmak, yalnızlığı kabullenmek lazımdır, Can Yücel’in dediği gibi;

       ”Düştüğüm yer öyle açık seçik ki

       Başucumda bir sen varsın bir de evren

       Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi

       Yalnızlığım, benim çoğul türkülerim

       Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi.”

       

VE AŞK YENİDEN

       Ama yine de umut tükenmez, aşklar yaşanır, aşklar biter ve bir gün yeniden çalar kapınızı... ”Söylemeliyim

       Yok, yok...meydanlarda bağırmalıyım

       Bu küçük

       güllerin buram buram tüttüğü

       Anadolu şehri kahvesinde

       Kiraz mevsiminin

       sevişme vakti olduğunu.

       Resimler seyrettirmeli, şiirler okutturmalıyım

       Baygınlık getiren şiirler

       Kiraz mevsimi,kiraz

       Küfelerle dolu pazar.

       Zambaklar geçiriyor bir kadın

       Bir kadın bir bakraç yoğurt götürüyor

       Sallıyor boyacı çocuğu fırçasını

       Belediye kahvesinde hala o eski, o yalancı

       O biçimsiz Bizans şarkısı

       Sana nasıl bulsam, nasıl bilsem

       nasıl etsem nasıl yapsam da

       meydanlarda bağırsam

       Sokak başlarında sazımı çalsam

       Anlatsam sana şu kiraz mevsiminin

       Para kazanmak mevsimi değil sevişme vakti olduğunu...”

       

Ntv

Nice şair aşklarını en güzel kelimelerle ifade etmiş dizelerinde......