Trendun: Profesyonel Hizmet Kaynağı ...

Haftanın CDleri

Güncel Durum : Aktif | Kayıtlı Firma Sayısı : 337
49
Haftanın CDleri

6 Kasım —  Yeni çıkan CD’lerden sizler için seçtiklerimiz... Offspring’den “Conspiracy One”, Sade’den “...




       

OFFSPRING KOMPLOSU

       Conspiracy One - Offspring

       “Give It To Me Baby”, geçen albüm Americana’dan çıkan en büyük hit şarkıydı. Ondan önce de “Smash” albümünden “Come Out And Play” şarkısı uzun süre hafızalarda kalmıştı. İşte böyle hit şarkılar Offspring’i artık 20 milyon albüm satan, dünyanın en büyük gruplarından birisi yaptı. Öyle ki grup yeni albüm “Conpiracy One”ı internet adreslerinden indirecek olan ilk kişiye tam bir milyon dolar ödül bağışlıyor. Bu ödülü ‘Sony mi feda etti yoksa grup kendisi mi’ sorusu var şimdi akıllarda. Bence Sony’nin fikri bu. Çünkü, eğer Offspring albümü iternetten bedava dağıtsaydı Sony yaklaşık 10 milyon dolar zarar edecekti. Grup bu ‘bir-milyon-dolarlık-hediye’ önerisiyle ikna edimiş olsa gerek.

       Neyse bunlar işin bizi ilgilendirmeyen ama bir şekilde biz de dokunan ticari yanları. Ne de olsa ortada inanılmaz paralar dönüyor. Gelelim asıl meseleye yani “Conspiracy One” albümünün müziksel iklimine. Offsprin ikliminde değişen birşey yok. Hala hızlılar, hala aşık olmuyorlar, hala enerjikler ve hala Amerikalılar. 37 dakikaya tam 13 şarkı sığdırmışlar. Albümün en kaydadeğer çalışması ilk single “Original Prankster”. Ama bu şarkı da “Come Out and Play” şarkısına çok fazla benzeyen akordlarıyla sivriliyor zaten. O meşhur, kulağı hemen yakalayıveren oryantal Offspring gitarları bu şarkıda da selamlıyor bizi. “Won’t You Bad”, “Million Miles Away” ise daha önce milyonlarca versiyonu yapılan sıradan punk şarkıları. Diğer şarkılar için de aynı karamsarlığı dışavurmak yerine, Offspring’in sorununu söyleyelim ve yazıya son verelim:

       Birçok gitar grubu gibi Offspring de gitarın tellerine asılı kalmış ve bilindik akordların sadece yerlerini değiştirerek ounk yapmaya devam ediyor. Bu kadar az sayıda değişkenle zaten yenilikten söz etmek imkansız. (5/10)

       

AŞIKLARIN ROCK’ISI SADE

       Lover's Rock - Sade

       Sade tam sekiz yıl aradan sonra yeni bir albüm yaptı. Sekiz yıl uzun bir zaman. Hele bir de zamanında çok popüler olmuş, satış rekokrları kırmış bir isimseniz. Sade, hayranlarını bıraktığı yerde bulacak mı bilemiyorum ama biz Sade’yi bıraktığımız gibi karşıladık.

       1984’te “Your Love Is King”le başlayan bir aşk şarkıcılığı kariyerinin bugün geldiği nokta yine aşk. “Lover’s Rock”, Sade’nin alışkın olduğumuz duyarlıkta, kırılgan aşk şarkılarıyla dolu bir albüm. 12 yıl önce “Stronger Than Pride”, sonra “Love Deluxe”ü hiç aratmayan bir albüm. Albümdeki şarkılar, hiç hızlanmadan sakin sakin akıyor. “Slave Song”, “Black Uhuru”nun dub formülleri üzerine açan güçlü bir şarkı. “All About Our Love”, hayatımda dinlediğim en ‘cool’ aşk şarkılarından birisi. Akustik gitar ve Sade’nin sesini büyülü sözlerde buluşturan “The Sweetest Gift”, adı gibi tatlı bir hediye. Sade söylediği güzel aşk şarkılarıyla bir eleştirmen de olsanız gelip sizi etkiliyor işte. Kış geliyor, bu albümü alın ve içinizi ısıtın. (8 / 10)

       

BEN SİZİN UYUNMUŞ DÜŞLERİNİZDEN BİRİSİYİM

       Robbie Williams - Sing When You're Winning

       Yüksek vergiler, beş çayı, Camillia Parker-Bowls, Rowan Atkinson, kahvaltıda kuru fasülye, Prenses Diana, Manchester United, Michael Owen.... Liste uzayıp gidiyor. (Birazdan Robbie Williams’a gelecek) Bunlar Britanya kültürünün ikonları. Her zaman kendi bünyesindeki kişilik ve tavırları ikonlaştırmış bir kültürün, Amerikalıları aşağılamak için fırsat kollamış bir dünyacığın öteki dünyaların atmosferilerinde de dolaşan bulutları. Bu bulutlar bizim göllerimizin buharıyla beslenip gene bizim üstümüze yağdılar hep. Değişim dedikleri, gidenlerin yerini kopyalarıyla doldurmak, dönüşüm dedikleri anlı şanlı tarihlerini (!) tekerrür ettirmekten başka bişey değildi. Hoş, güzel yağmurlarla da ıslandığımız oldu ama şu son on yılda bizi ıslatan yağmurlar hep ‘ahmak ıslatan yağmurları’ydı. Müzik için söylüyoruz bunu tabii.

       Amerika grunge’la ve Kurt Cobain fenomeniyle cebelleşirken İngiltere iki anlamsız grubu listelerinde yarıştırıyordu. East 17 ve Take That gruplarıydı bunlar. Şimdiki Spice Girls’ün maskulin versiyonu. Blur çıkıp “Parklife”la modern Britanya’nın çürümüş değerlerini işaret ederken Take That ve East 17 en güzel ‘bebeğim benim’ şarkısını kim yapacak uğraşındaydılar. Yapabildiler mi? Yaptılar da ne oldu ki diye sormak lazım. Blur hala blur ama Take That, Take That (bunu al) değil artık.

       Take That’te güya çok başarılı olan üç eleman (Gary Barlow, Mark Owen ve Robbie Williams) artık solo kariyer arayışındalar. Gary Barlow ve Mark Owen’ın fiyasko albümlerinden sonra sadece Robbie Williams’ın başarılı olması, Take That’in aslında üç mezun verecek kadar bereketli bir grup olmadığını gösterdi. Robbie Williams ne yaptı da böyle ikon haline geldi dersiniz? Bence gelip “Ben Robbie Williams, ben sizin uyunmuş düşlerinizden biriyim” dedi. Önce “bu Take That’ten Robbie Williams değil, apayrı bir star, Robbie Williams işte” düşüncesini yarattı zihinlerde. Şarkı söylemekten çok parti yapmayı, eğlendirmeyi (Let Me Entartain You) yeğledi. Williams,”Bu benim müziğim, bu benim yarattığım bir sound” iddiasıyla çıktı ortaya. Ama modern Billboard tarihçesinde zirvede yer almış her hangi müziği/müzisyeni alın bakın ve karşılaştırın, Williams’ın orjinal dediği şeyin aslında sentetik bir çalışmadan ibaret olduğunu göreceksiniz.

       Tıpkı hemşerileri Oasis’in Beatles ve Rolling Stones tekrarı bir grup olduğunu fark ettiğimiz gibi. Bunlar çalınmış fikirler ve müzikler, işte biz de bundan şikayetçiyiz. İşin kötüsü hiç mütevazi değiller. Büyüklerine hakettikleri saygıyı, hürmeti göstermiyorlar. şimdi Robbie Williams, solo kariyerinde üçüncü albümü “Sing When You Are Winning” de aynı sıkıntıları tekrar ediyor. Gloria Gaynor, Donna Summer, The Who... gibi daha önce başarılı olmuş isimlerin soundlarından arakladıklarıyla gelip bizi eğlendirmek istiyor. Kazandığı kadar söylesin bakalım. Hep kazanan o olmayacak ya. (4/10)

       

Ntv

6 Kasım —  Yeni çıkan CD’lerden sizler için seçtiklerimiz... Offspring’den “Conspiracy One”, Sade’den “...