Trendun: Profesyonel Hizmet Kaynağı ...

Hedef birleşik Avrupa

Güncel Durum : Aktif | Kayıtlı Firma Sayısı : 282
70
Hedef birleşik Avrupa

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı AB Genel Sekreteri İlias Plaskovitis AB üyeliğinin özellikle Yunanistan tarım sektöründe çok şey değiştirdigini söylüyo...


Soru: Yunanistan’ın bugün AB’deki yeri nedir?

       Cevap: AB’da Yunanistan’ın ve her üyenin yeri eşitlik ve AB’ı meşgul eden konularda iyi niyetli katkıdır. Yunanistan, diğer iki üye ile birlikte AB’ı bir Akdeniz rengi ile zenginleştirmektedir. Yunanistan ayrıca, diğer ülkelerle birlikte tüm Avrupa halkları için dengeli bir geleceği hazırlamaktadır. Coğrafi açıdan Avrupa kıtasında toprağı olan herkesin gelecekteki Avrupa’da yeri vardır. Yunanistan artık kendisini AB dışında, AB ilkeleri ve kuralları dışında düşünemez.

       Soru: Geçen 20 yılda Yunanistan hangi alanlarda ne kazandı?

       Cevap: Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Bugünkü Yunanistan’ın tablosu ile 20 yıl önceki ve hatta AB ile üyelik müzakereleri yaptığı dönemdeki Yunanistan tablosu çok farklı. Sözgelimi bugün AB’dan sağladığımız ekonomik kazançlar apaçık ortada. Buna karşı, 1970’li ve 1980’li yıllarda ilk önceliğimiz ülkenin demokratikleşmesiydi. Unutmayın, biz bir Albaylar cuntası iktidarı döneminden geliyorduk. Seçeneğimizi yapmak zorunda idik. AB’nin Yunanistan’da çağdaş bir demokrasinin yerleşmesine katkıda bulunacağına karar kaldık. Bu seçeniğimizde haklı çıktık. Bugün demokratik rejimimiz tamamen teminat altında.

       Soru: Ekonomik siyasi kazançlar üzerinde biraz durabilirmiyiz?

       Cevap: Bakın, AB üyesi olduğumuz 1981 tarihnide demokrasiyi doğru temeller oturtmuştuk. O zamandan beri hukuk devleti idik. Yani AB üyesi olmamızda siyasi bir engel yoktu. Ekonomide ise durum farklıydı. Bu alanda büyük değişiklikler yapmamız gerektiğini biliyorduk. Özel sektörde, AB iç pazar rekabetine karşı gelebilecek değişiklikleri yapmamız gerektiğini biliyorduk. devlet sektörünün AB muktebesatına uygun politikaları icra etmesi için değişiklikler yapmamız gerektiğini biliyorduk. O döenmed Başbakan Konstantinos Karamanlis’in söylediği bir sözü hatırlatmak istiyorum. Karamanlis “Yüzmeyi öğrenmek için derin sulara düşmek gerekir” diyordu. Doğrusu Ab üyesi olmadan önce pek de iyi yüzücü değildik. Zamanla AB içindeki iyi yüzücülerden biri haline geldik. Yunanistan’da özel sektörde faaliyet gösteren şirketlerin, kendilerine sürekli yardım elini uzatan bir devlet babanın artık olmadığını anlamaları zaman aldı. Devlet kuruluşlarının yeni ekonomik düzende eskisinden değişik bir rol oynadıklarını anlamaları zaman aldı. Diyebilirim ki AB’dan üzücü ancak aynı zamanda önemli dersler aldık. Sonuç ise bizim için son derece yararlıydı. Çünkü, ekonomimizde bugünkü realite, 1981 ve öncesindeki realiteden kıyaslanmayacak derecede daha sağlıklıdır.

       Soru: Yunanistan’ın bugün AB’dan sağladığı ekonomik yararlar nelerdir?

       Cevap: Ekonomik yararları iki kategoriye ayırıyoruz. birinci kategoride AB bütçesinden gelen paralar. AB tarım fonlarından gelen para gayrı safi milli hasılanın yüzde 3.5’uğuna tekabul ediyor. Diğer düzenleme fonlarından gelen miktar da aynı. yani gayrı safi milli hasılanın yüzde 7’si AB’dan. Kalkınması fazla yüksek düzeyde olmayan ve buna karşı tarım sektörü yaygın ülkeler için bu fevkalade faydalı bir yardımdır. Bir başka kategri ise ticaret sektörü. AB üyesi olduğumuz ilk yıllarda Avrupa ile ticari bilançomuz sürekli büyük açıklar veriyordu. Çünkü, ithalatımız sürekli artıyordu. Ancak, Yunan firmalarının rekabet gücünü arttırması ve yatırım girdileri sayesinde bugün ticari bilanço hala aleyhimizde olmakla birlikte, Yunanistan’ın döviz stoklarında büyük artış kaydedildi. Sermaye girdisi, turizmin gecen 20 yıl içinde büyük ilerleme kaydetmesi döviz stoklarımızı arttırdı. Turizmdeki kalkınmada AB’nin de büyük yardımı var. Çünkü, Avurpalı, bir AB üye ülkesini ziyaret ettiğinde kendini güvenli hissediyor.

       Soru: AB üyeliğinin bedeli yok muydu?

       Cevap: Şüphesiz vardı. AB muktesebatına uyum çervçevesindeki düzenlemeler önemli bir işsizlik sorunu yarattı. Ayrıca ister piyasa ister devletle olsun tekelci ilişkileri bulunan şirketler güç durumda kaldı. Sözgelimi bugün bile Olimpik Havayolları eğer rekabet gücünü arttırmak ve ayakta kalabilmek istiyorsa önemli düzenlemelere gitmelidir. AB kaidesi ortada. Yunan devleti, Olimpik Havayolları şirketine artık hiçbir maddi destekte bulunamayacak. Sorunlar münferit. Yani ekonomimizin tümüyle ilgili değil.

       Soru: Yunanlı artık bir devlet babanın olmadığını idrak etmiş durumda mı?

       Cevap: Hergeçen gün bunu daha fazla idrak etmek zorunda. Çaresi yok. Yunanlı çiftçi AB’nin tarım politikası sayesinde hayat standartlarının, gelirinin yükseldiğini gördü, hissettti. Ancak, Yunanlı çiftçi hala devlet baba zihniyetinden kurtulmuş görünmüyor. Hala tarım gelirinden devletin sorumlu olduğunu sanıyor. Bu alanda gereken adımları atmadık. Buna karşı, özel sektörde Yunanlı artık devlet baba olmadığını anlamış durumda. Devlet sektöründe çalışanlar da bu realiteye idrak aşamasındalar.

       Soru: Geçen 20 yılda yunanistan’ın diş politikasında Ab neyi değiştirdi?

       Cevap: Avrupa’nın ortak dış politikası, Amsterdam Sözleşmesi’nde doğan yeni bir bebek. Dolayısıyla her üye ülkenin kendi dış politikası vardı. AB hiç şüphe yok ki, orta büyüklükte bir ülke olan Yunanistan’ın dış politikasına katkıda bulunuyor. Ayrıca , AB’deki dayanışma ilkesi de politikamızı güçlendiriyor.

       Soru: Dünkü ve bugünkü Yunanistan’ın fotoğrafını çekebilir misiniz?

       Cevap: Öncelikle tarım sektöründe çok şey değişti. Girdiler sayesinde hem çiftçi zenginleşti hem altyapıya önem verildi. Yani tarım sektöründe bugün 20 yıl öncesinden başka bir Yunanistan var. Genel olarak altyapı çalışmaları için şunu söylemek istiyorum. AB hem ödemeleri ile hem de bir bakıma bizi mecbur etmek suretiyle değişmemizi sağladı. Ulaştırma, çevre ve daha pek çok alanda Yunanistan çehre değiştiriyor. Siyasi alanda da değiştik. Bugün artık sadece Yunan kamuoyunu değil, tüm avrupa kamuoyunu ikna edebilecek siyasi argümanlara ihtiyacımız var. Ayrıca, Ab sayesinde politikacılarımızın “kalitesi” değişti. Yunan vatandaşının politikacıdan, politikadan beklentileri de değişti.

       Soru: Siyasi alandaki faydalar hakkında biraz daha konuşabilir misiniz?

       Cevap: Bakın, AB’dan edindiğimiz faydalar somut. Bu nedenle bugün yapılan tüm kamuoyu araştırmaları Yunanlıların yüzde 70’inin, yüzde 80’inin AB üyeliğinden yana olduklarını gösteriyor. Yunanlı federal bir Birleşik Avrupa istiyor. birşey daha söylemek istiyorum. AB’da bir kaide vardır. Demokratik ilkeleri, değerleri sarsılan bir üye ülke AB’da kalamaz. Bu da bize ülkemizde antidemokratik işlemlerin olmayacağı garantisini veriyor. Çünkü böyle bir durumda maliyet AB’dan kazandığımız ve kazanmaya devam ettiğimiz onca şeyi yitireceğimiz anlamına gelir. Dolayısıyla, kamuoyunun kendisi demokratik kural ve işlemlerin dışında hareket etmek isteyenlere set çekiyor. Anidemokratik bir gelişmenin sadece hürriyetin değil aynı zamanda AB’ın verdiği bunca iyi şeylerin kaybı olacağını kamuouyumuz gayet iyi biliyor.

       Soru: 20 yıldaki en önemli dönüm noktaları hangileriydi ve AB’nin yarınını nasıl görüyorsunuz.

       Cevap: AB gibi canlı bir organizmada münferit dönüm noktaları belirlemek sanırım güç. Ancak, hiç şüphesiz Tek Para birliği’ne girmemiz çok önemli bir dönüm noktası. Ab üyeliğimizden sonra belki de en önemli gelişme. Yunanistan, 11 Ab üyesiyle birlikte koordine bir ekonomiye, aynı para pirimine giriyor. Ayrıca, bizi ilgilendiren dış politika konularında Helsinki zirvesi de önemli bir dönüm noktası. Türkiye ile ilişkilerimizi farklı ve yeni bir temele dayandırdık. Bu temel sayesinde ilişkilerimiz hem daha uzun vadeli hem de daha istikrarlı olacak. Kıbrıs’a da üyelik yolunu aarak, Kıbrıs sorunun çözümüne katkıda bulunacağımıza inanıyoruz.

       AB’ın yarınına gelince. Hedef Birleşik Avrupa. Ancak daha işin başındayız.

       

       

       

Ntv

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı AB Genel Sekreteri İlias Plaskovitis AB üyeliğinin özellikle Yunanistan tarım sektöründe çok şey değiştirdigini söylüyo...