Trendun: Profesyonel Hizmet Kaynağı ...

Kolay milletvekili oluyorlar

Güncel Durum : Aktif | Kayıtlı Firma Sayısı : 424
29
Kolay milletvekili oluyorlar

13 Ekim—  Kamuoyu baskısı oluşunca da suçlu yine “Medya” diye ilan edildi. Her zaman “Haydi ileri” dendiğinde hemen...


Ez cümle, birileri hep ‘ileri’ gider; çünkü onları ‘ileri’ sürenler vardır. Neyse, neden buraya geldik? Konumuz milletvekili maaşları. Gelen tepkiler üzerine, garip bir geri adım atıldı. Anayasa değişikliği yapılmasına karşın, yasal bir düzenleme ile artışın önüne geçiliyor. Bu yasal düzenleme de anayasa değişikliğinde olduğu gibi, son anda verilen bir önergeyle gerçekleştirildi.

        Önerge Meclis Genel Kurulu’nda görüşülürken, konuşmaları dikkatle izledim. Anayasa paketi görüşülürken, paketi bir anda gölgede bırakan önergeyi verenlerden birinci imza sahibi ANAP Muş Milletvekili Erkan Kemaloğlu söz aldı. Medyanın yapılan güzel bir düzenlemeyi kötü ve art niyetle yorumladığını söyledi. Bir sürü şey daha söyledi. Sonra da dedi ki, “Bunları eleştiren medyanın, tepelerinde oturan, köşelerini yazanların maaşları da açıklansın”. Kemaloğlu’nun bu sözlerini, hemen hemen bütün milletvekilleri büyük bir içtenlikle alkışladı.

       Bir saniye beyler! Özel sektörde çalışanlar, vatandaştan toplanan vergilerden maaş almıyor birincisi. Ikincisi, bu maaşları yüksek görebilirsiniz. O zaman aranızda o köşeleri, o koltukları bırakıp gelip milletvekili olanlar var. Neden? Üçüncüsü, onların maaşlarının yüksekliği sizi ilgilendirmez; ama eğer bir vergi kaçırılıyor, yasal olmayan bir uygulama gerçekleştiriliyorsa, buyurun devleti harekete geçirin. Yoksa yapılan sadece hamaset. Siz bu maaş artışına olan tepkiyi ne anladınız, ne de anlamak istediniz.

       Eğer bu ülkenin kişi başına düşen ulusal geliri 10 bin dolar olsaydı, kimse sizin maaşınızla ilgilenmezdi. Ama yüz binlerin işsiz kaldığı, özel sektörde çalışanların sıfır zam aldığı bir dönemde, devleti yönetenlerin neden olduğu krizlere rağmen sizler bu yıl da enflasyon oranında zam alacaksınız. Bunda bir terslik yok mu? Böyle bir dönemde, son derece onurlu bir görev olan millete vekilliği sadece maaşa endekslemek kime ne onur kazandıracak? Anlamak istemiyorlar, yazmanın da anlamı yok galiba...

       

AKARCALI’NIN ANTIKA OTOMOBİLLERİ

       ANAP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Akarcalı, antika otomobil meraklısı bir milletvekilimiz. Birkaç antika otomobili olan Akarcalı, bunlardan iki tanesini Meclis otoparkında bulunduruyor. Bu durum bazı milletvekillerinin tepkisine de neden oluyor. Bunlardan biri de Saadet Partisi Istanbul Milletvekili Mukadder Başeğmez. Başeğmez, şikayetini yönetime de bildirdi.

        Bu durumu gazetecilerden öğrenen Akarcalı biraz şaşkınlık geçirdi: “Tabi onlar Milli Görüş geleneğinden geliyor. Yani 40-50 bin tank geleneğinden geliyorlar. Sayıları böyle kullandıkları için bizim otomobillerin sayısını da öyle sanıyorlar. Öyle çok sayıda otomobilim yok. Ama benim garipsediğim bir şey daha var.

       Sayın Başeğmez geçen gün bana geldi, otomobillerden birinin anahtarını istedi. Şöyle bir Ankara’da gezip tur atacakmış.” Akarcalı, sonra da ekledi: “Herhalde anahtarı vermedim galiba. Hay Allah, ben ne yapmışım!”

       

GEZME TOZMA BAKANI

       Taze Turizm Bakanı Mustafa Taşar, bu bakanlığa atandıktan sonra Ankara’yı terk etti, desek yerinde. Ne zaman yayına çıkarmak istediysem, hep Ankara dışındaydı. O nedenle ancak tam iki ay sonra ilk kez canlı yayında kamera karşısına geçebildi. Bu süre içinde Almanya’dan Japonya’ya, İstanbul’dan Antalya’ya, hem dünyayı, hem de Türkiye’yi gezdi. Tam 43 bin kilometre yol yaptı. Yayın nedeniyle kendisiyle sohbet etme olanağı da bulduk. Bir hikayesini de şekerlemelik bulduk.

       Taşar, bu sürede doğal olarak seçim bölgesi Gaziantep’i de hiç ihmal etmedi. Bakan olduktan sonraki ilk gittiği illerden biri Antep oldu. Bu ziyareti sırasında bir törende, hemen arkasında konuşan iki hemşehrisinin sözlerine kulak kabarttı. Biri, “yahu ne bakanı oldu?” diye sordu. Diğeri, “Tam bilemiyorum; ama gezme tozma bakanı olmuş diye duydum” yanıtı verdi. Taşar, iki aylık seyahatlerini anlatırken, 43 bin kilometre yok yaptıktan sonra hemşehrisinin sözlerini anımsayıp güldüğünü anlattı. Taşar, “Işi iyi yapalım derken gerçekten de gezme tozma bakanı olmuşuz. Biraz durup, Turizm Bakanı olalım.”

       

       

Ntv

13 Ekim—  Kamuoyu baskısı oluşunca da suçlu yine “Medya” diye ilan edildi. Her zaman “Haydi ileri” dendiğinde hemen...