Trendun: Profesyonel Hizmet Kaynağı ...

Özince: Sistemden daha fazla banka eksilmesin

Güncel Durum : Aktif | Kayıtlı Firma Sayısı : 192
17
Özince: Sistemden daha fazla banka eksilmesin

27 Mart—  Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, “Bankacılık sisteminden daha fazla banka eksilmesin istiyoruz” derken, ...


Genel Müdür Ersin Özince, düzenlediği basın toplantısında , “Bankacılık sisteminden daha fazla banka eksilmesin istiyoruz” derken, tasarruf mevduatına devlet güvencesinin sınırlandırılmasını istedi.

       “Sistemden eksilen her banka devletin ve vergi mükelleflerinin sırtına gelmektedir ve vergi mükelleflerinin sırtına gelmektedir” diyen Özince, şöyle konuştu:

       “Dileyelim ki, başka bankalar Fon’a intikal etmesin, sorunlar bu duruma gelmeden çözümlensin, bankaların bünyelerini uluslararası standartlar düzeyinde oluşturmaları için gerekli düzenlemeler yapılsın.”

       Bankacılık sektörünün “küçük bir mali sistem” olduğuna işaret eden Özince, sistemdeki sıkıntının “serbest piyasa ekonomisini gözardı eden uygulamalar ve sektörel rekabetin hiçe sayılması” nedeniyle doğduğunu belirtti. Sistemi rehabilite etmek için alınan önlemlerin sektörün sağlığını arttırmaya yönelik olduğuna dikkat çeken, Özince, “cürüm sayılan suçlar dışında” bankaların genel olarak “sistemdeki çarpıklık”tan etkilendiklerine dikkat çekti. “Sorunlar genellikle devletin borçlanma politikalarının olumsuz etkilerinin sonucudur” diyen Özince, “Daha çok bankanın Fon’a geçmesinin vergi mükellefleri açısından yararı yoktur. Keşke Fon’a devirlerden önce başka şekilde çözüm bulunabilse” dedi.

       Özince, mevudata devlet güvencesinin yanlış olduğuna dikkat çekerek, “Ama bu güvencenin hassas dönemde kaldırılmasına da taraftar değilim” dedi. Özince, bu ortamda ancak güvencenin sınırlandırılabileceğine dikkat çekerken, bankaların bankacılık işlemlerini “güçleri oranında” yapması gerektiğine inandığını da belirtti. “Sistemin güçlü kuruluşları hiçbir zaman devlet güvencesini tasvip etmedi” diyen Özince, bu sürede devlet güvencesi ve bankaların Fon’a devredilmelerini üzülerek izlediklerini de belirtti.

       

REEL SEKTÖR ZEDELENDİ

       Özince, düzenlediği basın toplantısında soruları yanıtlarken, reel sektörün “Oldukca zedelenmiş durumda” olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

       “Reel sektörün finansman maliyeti açısından rakiplerine göre dezavantajlı durumda olması, rekabet gücünün azalması çok büyük bir kayıptır... Bulunacak çözümün, sektörden borç alanlara haksızlık, sektörden menfaat bekleyenlere de güvensizlik yaratmayacak şekilde olması gerekir” dedi.

       İş Bankası’nın “piyasa dışı fiyatlarla” müşterilerinin durumlarını olumsuz etkileyecek davranışlarda bulunmadığını da vurgulayan Özınce, bu sürede mevduat ve kredi faizlerinde “en düşük seviyeleri” uyguladıklarına dikkat çekti. Özince, bu uygulamayla amaçlarının Türkiye’nin içinde bulunduğu zor dönemde piyasa dengleerini ‘bozmamak’ olduğunu söyledi.

       “Reel sektöre kredilerı yeterli kar marjının üzerinde menfaatlerle vermedik” diyen Özince, “Mevduatta payımız düşmesine karşılık, yükselen kredilerimizi özkaynaklarla destekledik, gücümüzü Türkiye’nın yarınlarını desteklemek için kullandık” dedi. Özince reel sektörün sorunlarını aşmak için yapılacak düzenlemelerin de, “Mevcut sistemi yıkacak şekilde olmaması” gerektiğini ve böylesi uygulamanın vergi mükelleflerine yeni yükler getireceği uyarısını yaptı.

       

BANKACILIĞIN MALİ YAPISI BOZULDU

       Genel Müdür Özince, 2000 yılında bankacılık sektörünün karlılığında meydana gelen azalmanın yanı sıra sektörün mali yapısında da ağır tahribat olduğunu söyledi. Özince, yeni ekonomik koşullara uyum sağlamanın olumsuz etkisinin yanı sıra 2000 yılı Kasım ayında yaşanan krizin, bankacılık sektörünün karlılık performansında düşüşe yol açtığını vurguladı.

       Özince, “Nitekim, ilk 9 aylık dönem itibariyle 1999’da 2.6 milyar dolar olan sektörün net karı, faiz dışı gelirlerdeki belirgin artışa karşılık net faiz gelirindeki düşüşün etkisiyle 2000’in aynı döneminde yüzde 97 gerileyerek 86 milyon dolar oldu. Fon’daki bankalar hariç tutulduğunda ise sektörün karı 2.4 milyar dolardır” dedi.

       

PROGRAMI DESTEKLEYECEĞİZ

       Genel Müdür Özince, önceki programı desteklediklerini hatırlatırken, “Yeni programı da muhakkak ki destekleyeceğiz” dedi. Türkiye’de en son uygulanan ekonomik program dahil son yıllarda hep ciddi reform çabalarının hakim olduğunu, eski illüzyon ortamının yavaş yavaş terk edildiğini belirten Özince, hedefin, uluslararası serbest piyasa ekonomisi kuralları neyse, Türkiye’de de uygulanması olması gerektiğini vurguladı.

       Ancak bunun da Türkiye realitesi nazarı dikkate alınarak yapılmasını isteyen Özince, “Yani zaaflarımızın farkına varmalıyız, ama bunları da giderirken mevcut gücümüzü incitmemeliyiz” dedi.

       “Reel sektörle bankacılık sektörü faiz oranlarını makul bir seviyeye çekme konusunda dün biraraya geldi. Sizce, makul olan faiz oranı nedir?” şeklindeki bir soruya da Özince, bireylerin de reel sektörün de yüksek faizden, özellikle borçlanma ayağında ne derece olumsuz etkilendiğini bildiklerini söyledi. Özince, “Reel sektörün faizi ödeyememesi bir tarafa, onun rekabet gücünü azaltıcı bir unsur olarak da Türkiye’de fiyatların bu derece yüksek olması büyük bir sakınca” dedi.

       Ersin Özince, krizin uzun vadede Türk ekonomisine ve İş Bankası’na etkisinin ne olacağı yolundaki sorusuna, “Krizin Türkiye ekonomisine etkisi muhakkak ki son derece sıkıntı verici. Bankacılık açısından da bunun etkilerinin olumsuz olacağı aşikar” cevabını verdi.

       Krizin, sektörde karlılık azalması, pazar payı küçülmesi gibi sıkıntılara yol açabileceğine işaret eden Özince, “Sistemin restorasyonu her ne pahasına olursa olsun böyle bir krizle daha da çabuk yapılacaksa buradan netice olarak İş Bankası ve benzeri ciddi kuruluşlar güçlenerek çıkarlar. Kısa dönemde kar azalması olabilir, bunun hiçbir kıymeti yok” dedi.

       

YABANCILARLA GÖRÜŞEBİLİRİZ

       Özince, bir basın mensubunun İş Bankası’nın yabancı bankayla ya da bankalarla evlilik düşünüp düşünmediği şeklindeki sorusuna, birçok yabancı ortakları olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

       “Eğer yabancı yatırımcılar bankacılık konusunda Türkiye İş Bankası’na gelirse muhakkak ki bunu değerlendiririz. Yani, böyle bir konuyu reddetmek durumunda olmayız. Çünkü, bankacılığın Türkiye’de geleceği olduğuna inanıyorum. İş Bankası bünyesinde böyle bir şey düşünüyor muyuz? Bugün İş Bankası’nın Genel Kurulu’na katılacakların yüzde 8’i yabancı yatırımcılardır. Bunun dışında başka yabancı yatırımcı Türkiye’de bankacılığın geleceği için yatırım ortaklığı teklif ederse biz bunu da değerlendiririz. Şu ana kadar, böyle bir istemle karşılaşmış değiliz.”

       İş Bankası Grubu şirketlerinin bilançolarının birleştirilmesi halinde, Türkiye’nin aktif ve özvarlık açısından en büyük grubu olduğunun görüleceğini belirten Özince, hiçbir zaman kartel hüviyetine bürünmeden grubun yatırımlarına devam edeceğini bildirdi.

       Bir basın mensubunun İş Bankası’nın medya sektörüne gireceği yönündeki söylentileri hatırlatması üzerine Özince, böyle bir şeyin RTÜK yasası nedeniyle mümkün olmadığını hatırlattı.

       Özince, yasal engel olduğu için böyle fizibilite etüdü ya da bir arayış içinde olmadıklarını kaydederek, “Eğer bu sektör karlıysa, para kazanılacak bir alansa, yasal engel olmazsa muhakkak ki bu sektöre ilgi duyardık” dedi. Özince, döviz konusunda bundan sonra ciddi bir sıkıntı olmayacağını da belirterek, hükümetin krizle ilgili sorumlu tavrını gösterdiğine inandığını kaydetti.

       

DÖVİZ TALEBİNE YABANCILAR DA KATILDI

       Yılın son aylarında açık pozisyon kapamaya yönelik döviz talebine, yapısal reformlar ve özelleştirmedeki gecikmelerin yarattığı tedirginlik, gelişmekte olan diğer ülkelerde risklerin yükselmesi gibi nedenlerle yabancı yatırımcıların da katıldığını belirten Özince, bunun sonucunda yaşanan likidite krizi ve fonlama maliyetlerinin aşırı yükselmesinin, bankacılık sektörünün karını daha da düşürdüğü tahminini dile getirdi.

       2000 yılında TL mevduatın yüzde 43.8 artışla 30.9 katrilyon liraya, döviz tevdiat hesaplarının yüzde 37.9 büyüme ile 25.4 katrilyon liraya ulaştığını bildiren Özince, böylece bankalarararası mevduat hariç olmak üzere TL ve döviz tevdiat hesaplarından oluşan toplam mevduatın, geçen yıldaki yüzde 105.1’lik artıştan çok daha yavaş ve yüzde 41.1 oranında yükselerek 56.3 katrilyon lira olarak gerçekleştiğine dikkat çekti.

       Bankacılık sisteminin kredi hacminin de 1999’daki büyüme civarında, yüzde 57 oranında artarak 30.4 katrilyon liraya yükseldiğini anlatan Özince, şöyle devam etti:

       “2000 yılında bankacılık sektörünün karlılığında meydana gelen azalmanın yanı sıra, sektörün mali yapasında da ağır tahribat oldu. Nitekim, 2000 yılı başından bugüne kadar 5 adet banka Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredildi. 1999 yılı sonu verileri baz alındığında Fon’a devredilen bu 5 bankanın aktif toplamları, özel sermayeli bankaların toplam aktiflerinin yüzde 11’idir.”

       

AKTİF BÜYÜKLÜĞÜ 7.8 KATRİLYON

       İş Bankası Genel Müdürü Özince, banka aktif hacminin yüzde 64 oranında artarak 7 katrilyon 795 trilyon liraya çıktığını, özel sermayeli bankalar arasında bu aktif büyüklükleri ile birinci olduklarını bildirdi. Özince, kredilere ilişkin olarak da şu bilgileri verdi:

       “Toplam nakdi kredilerimizin özel mevduat bankaları içindeki payı yüzde 14.6’dan yüzde 16.1’e, sistemdeki payı ise yüzde 9.1’den yüzde 9.7’ye yükseldi. 2000 yılı Kasım ayında yaşanan krizin yarattığı nakit sıkışıklığına karşın, uygulanmakta olan ekonomik istikrar programının olumsuz yönde etkilenmemesini teminen, kredilerimizi 2000 yılında bir önceki yıla göre yüzde 79 oranında artırarak reel sektörün kredi ihtiyaçlarına cevap vermeye gayret ettik. Aktifimizin yaklaşık yüzde 38’lik kısmını kredilere ayırdık ve bu kredilerin yüzde 88’ini grubumuz dışında kullandık.”

       Özince, ülke sanayini destekleme misyonlarına uygun olarak menkul kıymetler portföylerinin aktif içindeki ağırlığını yüzde 19’dan yüzde 9 seviyesine indirdiklerini belirtti.

       

KARLILIKTA DÜŞÜŞ YAŞANDI

       Ersin Özince, karları hakkında bilgi verirken de, 1999 yılında 585.1 trilyon lira olan brüt kar, 251.3 trilyon lira olan net karın, 2000 yılında 472.3 trilyon brüt kar, 255.6 trilyon lira olarak gerçekleştiğine işaret ederek, şunları söyledi:

       “2000 yılında yasal ve ekonomik koşullarda yaşanan değişimler, bankacılık sektörünün karlılık performansında düşüş kaydetmesine yol açtı. Böyle bir ortamda bile benzer büyüklükteki özel sermayeli bankalar arasında brüt kar açısından ikinci sırada yer aldık. Bunun, sektörümüzde en büyük özel banka hizmet alt yapısını kullanarak, en fazla istihdamı sürdürürerek, çalışanlarımıza en geniş boyutlu sosyal ve ekonomik koşulları temin ederek ve üstelik ticari piyasadan da hiçbir zaman kopmadan sağlanabileceğini bir kez daha kanıtlamış olduk.”

       Ersin Özince, bilançolarını halka açıklamış özel sermayeli benzer büyüklükteki bankalar arasında faiz dışı gelirlerin faiz dışı giderleri karşılama oranı açısından 1. konumda olduklarını, 1999’da yüzde 83 olan bu oranı, 2000 yılında yüzde 90 seviyesine çıkardıklarını bildirdi.

       Özince, net faiz marjlarının yüzde 11.78 seviyesinde oluştuğunu, komisyon gelirlerinin ise yüzde 50.4 artışla 149.4 trilyon liraya ulaştığını duyurdu.

       Gelirleri içinde, portföy gelirlerine olan bağımlılığın azaldığını, komisyon gelirleri ve kredilerden alınan faizlerde nispi artışlar sağlandığını kaydeden Özince, 2000 yılında da “en değerli borsa şirketi” ünvanını koruduklarını, hissedar sayısının 2000 yılı sonu itibariyle 300 bini aştığını söyledi.

       Kredi kartları adedinin yüzde 32.8 artışla 1.5 milyonu geçtiğini, yüzde 103.8 artış gösteren kredi kartlarıyla yapılan işlemlerin cirosu bakımından da sektörde 2. sırada yer aldıklarını belirten Özince, takipteki kredi kartı bakiyesinin toplam kredi kartı bakiyesine oranı sektörde yüzde 2.32 iken, İş Bankası’nda bu oranın yüzde 0.73 gibi çok düşük seviyede gerçekleştiğini anlattı. 2000 yılında müşterilerinin yatırım hesaplarındaki serbest bakiyeleri ile sürekli repo yapmalarına olanak verecek otomtik repo uygulamasını başlattıklarını anımsatan Özince, 1999’da 445 bin olan aktif yatırım hesabı sayılarının, 2000 yılı sonunda 672 bin adede yükseldiğini bildirdi. Ersin Özince, yatırım fonlarının portföy büyüklüğünün de yüzde 19 artışla 404 trilyon liraya ulaştığını kaydetti.

       

TELEKOM VE ENERJİ YATIRIMLARI

       Özince konuşmasında, İş Bankası’nın kuruluşundan beri sahip olduğu iştirakçilik misyonu çerçevesinde 2000 yılı içinde Türkiye’nin geleceği açısından hayati alanlara yatırım yapmaya devam ettiğini ve 2 önemli girişimde bulunduğunu kaydetti.

       Petrol Ofisi A.Ş.’nin yüzde 51 hissesinin 1 milyar 260 milyon dolar karılığında Doğan Holding grubu ile satın alındığını belirten Özince, GSM 1800 mobil telefon şebekesi kurulması ve işletilmesine ilişkin ihaleyi de İtalyan Telecom Italia Grubu ile 2 milyar 525 milyon dolar karşılığında kazandıklarını hatırlattı.

       Cumhuriyet tarihinin en yüksek tutarlı özelleştirme ihalesi neticesinde Türkiye’ye bugüne kadar gelen en yüksek yabancı sermaye girişini sağladıklarını vurgulayan Özince, devamla şunları söyledi:

       “Hükümetimizin 2000 yılı özelleştirme geliri hedefi 7.6 milyar dolardı. Bunun, 2000 yılında 3.5 milyar doları, 2001 yılı ilk 2 aylık döneminde 2 milyar 25 milyon dolar olmak üzere toplam 5 milyar 525 milyon dolarlık kısmı gerçekleşti. Gerçekleşen bu gelirin yüzde 68.5’ini ihalelere katıldığı gruplarla birlikte bankamız sağladı. Bunun üzerine ödenen vergileri de siz ekleyebilirsiniz.

       Telecom Italia ile müşterilerine kaliteli hizmet sunan, şeffaf ve etkin bir şirket yaratmayı hedeflediklerini vurgulayan Özince, “İlk yansımalarından da görüldüğü üzere, kazanan öncelikle Türkiye ve Türk tüketicisi olmuştur. Biz sonra kazanmayı göze alabilecek kadar sabırlı ve ülkemizin potansiyelinden emin konumdayız” dedi. Ersin Özince, gerek İş-TİM Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş., gerekse İş Doğan Petrol Yatırımları A.Ş. şirketlerinin, halkın gruba olan büyük teveccühü sayesinde kısa sürede büyüyeceğini belirterek, “Bu şirketler ile almış olduğumuz çağdaş inisiyatifin bankamızın sunduğu bireysel bankacılık hizmetlerine de olumlu katkıları olacaktır” diye konuştu.

Ntv

27 Mart—  Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, “Bankacılık sisteminden daha fazla banka eksilmesin istiyoruz” derken, ...