Trendun: Profesyonel Hizmet Kaynağı ...

Psikolojik Savaş darbe aldı

Güncel Durum : Aktif | Kayıtlı Firma Sayısı : 423
46
Psikolojik Savaş darbe aldı

12 Şubat—  Türk ekonomisinde enflasyonu tek haneli rakamlara hapsetmeyi hedefleyen ve ana çekirdeğini yapısal reformların oluşturduğu progr...




DEZENFLASYON DEDİK GÖLGELEDİK Mİ?

       Gelişmeler sonrası, ekonomistler birbirlerine şu soruyu sormaya başladılar:

       “Yoksa Bakanlar Kurulu, iş dünyası ve sendikalar programın ruhunu hiç anlamamışlarmıydı?” Sorun belki de bu programı salt ‘dezenflasyon programı’ olarak adlandırmakla başlıyor. Yani, ben dahil, bir çok ekonomist, bu programın dezenflasyon boyutunu öne çıkararak, salt enflasyon oranının düşmesini fazlaca öne çıkarıp, yapısal reformların hayati önemi gölgeledik mi?

       Oysa, stand-by anlaşması ve bu anlaşmaya paralel olarak uygulanan program, esasen içerdiği yapısal reformlar ile, Atatürk döneminden sonra ‘İkinci büyük Değişim’e, ekonomi alanında yeni devrimlere işaret ediyordu. Anlaşılan o ki, yapısal reformlar hangi noktada siyaset ve iş dünyasının birbirinin içine geçmiş halkalarının zayıflamasına, Türkiye’yi 1950’den bu yana demokrasi ve gerçek anlamda piyasa ekonomisinden uzaklaştıran zincirin kırılması noktasına geldi; bu noktadan itibaren yoğun olarak dirençlerin oluşmaya başladığı görülüyor.

       

KARARLILIK SORGULANIYOR

       Türk toplumunu ‘dezenflasyon’ kelimesi ile sembolleşmiş bir yapısal reform mücadelesine yönlendirmesi gereken, toplumu bu alanda psikolojik bir savaşa ikna etmesi gereken hükümetin kendisi dahi, şimdilerde kendi kararlılığını adeta sorguluyor. Bir öğretmen, hem de hakkında soruşturma söz konusu olan bir öğretmen eğer Denizcilik Bakanlığı’nın bir il teşkilatına müdür yardımcısı olarak atanabiliyor ise ve yolsuzluklar ile mücadele gereken kararlılık sağlanamıyorsa, toplumun enflasyonla mücadele programına olan güveninin devam edebileceğini söylemek zor olacaktır.

       Psikolojik Savaş’ın yıprandığını ve toplumun enflasyonla mücadele programına olan güvenini sorguladığı bir ortamda, yabancı yatırımcı açısından ortamın parlak olduğunu söylemek zor. Türkiye’nin üzerine düşen ödevleri ihmal ettiği bir ortamda, kredibilite notumuzun düzeltilmesi şansını kendi elimizle yokettiğimiz bir ortamda, Türk Telekom’un satışının gecikmesi ve/veya aksamasından doğabilecek kaynak girişinin başka alanlardan telafi edilebileceğini söylemek ise, ancak işin vahametini dahi anlayamayacak ölçüde şok içerisinde olunduğunu gösteriyor.

       Bu noktada, ekonomistlerin değerlendirmesi ise, yıllarca kendi kontrolleri altında tuttukları ve kendilerine siyasi güç sağlamış olan sektörler için Üst Kurul’lar oluşturuldukça, özerkliği sağlayan yasalar Meclis’e geldikçe ve Meclis’te onaylandıkça bazı partilerin canlarının sıkıldığıdır.

       Tarihi reformlara imza atarak 1950’den beri hiçbir partinin ulaşamadığı bir saygınlığa ulaşacak olan koalisyon partileri, mevcut ekonomik yapıyı devam ettirerek Türkiye’nin giderek daha fazla dünyadan kopmasına ve küreselleşme sürecinin dışında kalarak kabuğuna çekilmesine ve giderek fakirleşmesine de neden olabilirler. Bu nedenle, siyasi partilerin kendileri öncelikle ‘fikir devrimi’ yaparak, ülkenin önünü açacak reformları sahiplenmelidir. Türk toplumu, eğer yapısal reformlar devam ederse ve toplumun her kesimi gücü ölçüsünde enflasyonla mücadele programı için eşit fedakarlıkta bulunursa, Türkiye’nin gerçek bir piyasa ekonomisine kavuşması için gereken ödünü verecektir.

       

HAVAYA SIÇRAMAK KURTARMAYACAK

       Eğer, iş dünyası bu enflasyonla mücadele programının Türk ekonomisinde yaratacağı etkileri dikkate alarak son bir yıldır hiç önlem almadıysa, ihracat kesimi Türkiye’nin ihracat hacmini arttırmak amacıyla yeni pazarlar konusunda ortak çalışma gerçekleştirmiyor ise, yani Türkiye sorunların üstesinden hep beraber mücadele vererek gelmesi gerektiğini hala anlamıyor ise, düşmeye başlamış olan bir uçakta bazılarının ‘havaya sıçraması’ ortak paylaşılacak sonuçtan kurtulmalarını sağlamayacaktır.

       Sözün özü, ‘Psikolojik Savaş’ Aralık ayından bu yana ortaya çıkan gelişmeler ile ağır darbe aldı. Oysa, enflasyonla toplumsal mücadelenin yüzde 75’i bu savaştı. Şimdilerde, bu psikolojik mücadeleyi tekrar ayağı kaldıracak olan yine Hükümet’in kendisidir. Bu nedenle, bu hafta IMF ile gerçekleştirilecek temaslardan çıkan sonuçları ve reel sektöre yönelik kararları takip etmekte yarar var.

Ntv

12 Şubat—  Türk ekonomisinde enflasyonu tek haneli rakamlara hapsetmeyi hedefleyen ve ana çekirdeğini yapısal reformların oluşturduğu progr...