Trendun: Profesyonel Hizmet Kaynağı ...

Serdengeçti: Dövize müdahale yok

Güncel Durum : Aktif | Kayıtlı Firma Sayısı : 997
142
Serdengeçti: Dövize müdahale yok

Yeni Programın Para Politikasını açıklayan Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, dövizin fiyatınınc arz-talep koşullarına göre belirleneceğini s...


Serdengeçti, “Performans kriteri, olarak net iç varlıklar gösterge tavan değeri, 31 Mayıs’ta 9.75 katrilyon lira, 30 Haziran’da 13.25 katrilyon lira 31 Ağustos’da 15.85 katrilyon lira 30 Ekim’de 19.5 katrilyon lira ve 31 Aralık’ta 21 katrilyon liradır” dedi.

       Serdengeçti, Merkez Bankası’nın döviz piyasasına müdahalesinin çoğunlukla döviz ihale yöntemi kullanılarak yapılacağını belirterek, “Döviz kurlarının piyasada arz talep koşullarına göre belirlenmesi esas alınacaktır” dedi.

       SERDENGEÇTİ’NİN AÇIKLADIĞI PARA PROGRAMININ TAM METNİ

       2001 Mayıs - Aralık döneminde IMF ve Dünya Bankası’ndan 15.7 milyar dolar dış kaynak girişi beklenmekte olduğunu ifade ederek, sağlanacak kaynağın ilk bölümü olan 3.4 milyar doların Merkez Bankası rezervlerini desteklemek amacıyla kullanılacağını ifade etti. Serdengeçti, “Mayıs ve Haziran aylarında 6.5 milyar dolar kullanılacak” dedi.

       

ENFLASYON % 52.5, BÜYÜME % 3

       Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, 2000 yılı sonunda 5.8 katrilyon Türk lirası tutarında olan para tabanı değerinin, 2001 yılı sonunda 7.3 katrilyon Türk lirası olmasının öngörüldüğünü bildirdi.

       Serdengeçti, “Bu oran belirlenirken, temel olarak yüzde 52.5 oranındaki yılsonu tüketici fiyat endeksi artış oranı ve yüzde 3’lük reel gayrısafi milli hasıla (GSMH) gerilemesi gözönüne alınmıştır” dedi.

       Ziraat ve Halk özelleştiriliyor, Emlakbank tasfiye ediliyor

       Serdengeçti, para tabanının 2001 yılında yüzde 25.8 oranında artmasının öngörüldüğünü, bu oranın 2000 yılı sonundaki bayram döneminin emisyon üzerindeki etkisi ve 12 Ocak tarihinde yapılan munzam karşılık indirimi operasyonu arındırıldığında, yüzde 47 oranında bir artışa karşılık geldiğini söyledi.

       Serdengeçti, “diğer bir deyişle, 2000 yılı sonunda 5.8 katrilyon Türk lirası tutarında olan para tabanı değerinin, 2001 yılı sonunda 7.3 katrilyon Türk lirası olması öngörülmektedir. Bu oran belirlenirken, temel olarak yüzde 52.5 ranındaki yılsonu tüketici fiyat endeksi artış oranı ve yüzde 3’lük reel gsmh gerilemesi gözönüne alınmıştır” dedi.

       Türkiye’nin Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı (Word dosyası)

       

ÜÇ TEMEL KONU ÜZERİNDE ŞEKİLLENİYOR

       Serdengeçti, para politikasının üç temel konu üzerinde şekillendiğini de anlattı. Serdengeçti’nin açıklamalarına göre söz konusu temel çerçeveyi;

       “1- Bankacılık sektörüyle ilgili yapılan operasyonların, merkez bankası’nın operasyonel hedef büyüklüğü olan net iç varlıklar üzerine getirdiği sınırlamalar, 2- Ek dış finansman miktarı, zamanlaması ve Merkez Bankası rezervleri ile konsolide bütçe finansmanı arasındaki dağılımı, 3- Konsolide bütçenin iç ve dış finansman ihtiyacındaki artış ve bankacılık sisteminin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili politikaların kamu finansmanına getirdiği ilave yükler sonucunda iç borç stokundaki artış” oluşturuyor.

       Enflasyon aylık yüzde 2 olacak

       Yılın son 3 aylık döneminde tüketici fiyat artış hızının aylık yüzde 2’lere düşmesinin hedeflendiğini belirten Serdengeçti, para programını açıkladığı basın toplantısında, maliyet baskısı nedeniyle, önümüzdeki aylarda da tüketici fiyat artış hızının, Mart-Nisan aylarının önemli oranda gerisinde kalmakla birlikte sürmesinin beklendiğini söyledi.

       Uygulanan politikaların faiz ve döviz kurlarını istikrara kavuşturması ve mevsimsel nedenlerin etkisiyle 3. üç aylık dönemde tüketici fiyat artış hızının yavaşlayacağını kaydeden Serdengeçti, yılın son 3 aylık döneminde de tüketici fiyatlarındaki artış hızının aylık yüzde 2’lere düşmesinin hedeflendiğini bildirdi.

       Merkez Bankası Başkanı, böylece yıl sonunda TÜFE’deki artış oranının yüzde 52.5’de olmasının öngörüldüğünü vurguladı. Serdengeçti, söz konusu enflasyon hedefine ulaşmak için para politikası uygulaması sıkı maliye politikası çerçevesinde istenen faiz dışı fazlaya ulaşılması, enflasyonla uyumlu bir gelir politikası ve dış desteğin etkin kullanımı ile faiz ve döviz kurlarında istikrarın önemine de dikkat çekti.

       

PARA POLİTİKASI UYGULAMALARI

       Serdengeçti, Şubat ayındaki krizin Kasım’dan sonra artan mali kırılganlığın da etkisiyle doğrudan yerli paraya karşı bir atak şeklinde kendini gösterdiğini de belirtti.

       Mevcut kur politikasının sürdürülmesinin bankacılık sektöründeki sorunları daha da ağırlaştıracağı ve ekonomiye ek yükler getireceği düşünülerek Türk Lirası’nın yabancı para birimleri karşısında dalgalanmaya bırakıldığını hatırlatan Serdengeçti, 22 Şubat’ta geçilen dalgalı kurla birlikte ortaya çıkan gelişmeleri de anlattı.

       Bu tarihteki yaklaşık 5 milyar dolar tutarındaki döviz rezerv kaybı ve dalgalı kura geçilmesiyle birlikte para ve kur politikası uygulaması ve kriz yönetiminin yeni bir boyut kazandığını anlatan Serdengeçti, kurlarda da önemli ölçülen dalgalanmalar gözlendiğini vurguladı.

       26 Şubat’tan itibaren bankacılık sistemine yeniden işlerlik kazandırılması ve ödemeler sistemindeki tıkanıklığın aşılması için Merkez Bankası’nın piyasalara aktif olarak müdahale etmeye başladığını kaydeden Serdengeçti, daha sonra açık piyasa işlemleri ile 7 günlük vadede de fonlama yaptıklarını ifade etti.

       Serdengeçti, diğer gelişmeler ve uygulanan tedbirlerle kriz sonrası dönemde Merkez Bankası ödemeler sisteminin işler hale getirilmesine öncelik vererek, sistemin Türk Lirası ihtiyacının karşılandığını belirtti. Merkez Bankası Başkanı, yapılan döviz depo işlemleri, doğrudan müdahaleler ve 29 Mart tarihinden itibaren uyglamaya konulan döviz satım ihaleleri ile bankacılık kesiminin dış yükümlülüklerini karşılamalarının da kolaylaştırıldığını söyledi.

       

PARA POLİTİKASININ AMAÇLARI

       Merkez Bankası Başkanı, daha sonra para politikasının amaçları hakkında bilgi verdi. Şubat krizinin hemen ardından bugüne kadar uygulanan politikanın finansal istikrarı sağlamaya yönelik olduğunu vurgulayan Serdengeçti, önümüzdeki kısa dönemde de dalgalanmaya bırakılan döviz kurlarının enflasyonist etkisini en aza indirgemeye yönelik tutarlı bir para politikasın öncelikleri arasında olduğunu bildirdi.

       Serdengeçti, orta vadede ise para politikasının fiyat istikrarını amaçladığını kaydetti. Süreyya Serdengeçti, “Kriz döneminde öncelikli uygulamalar olan mali piyasalardaki istikrarı korumak ve ödemeler sisteminin etkin olarak işleyişini sürdürmesine yönelik politikalar ise kısa ve orta vadedeki para politikalarını destekleyen unsurlar olacaktır” dedi.

       

15.7 MİLYAR DOLAR DIŞ KAYNAK

       2001 yılı Mayıs-Aralık döneminde, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Dünya Bankası’ndan yaklaşık 15.7 milyar dolar tutarında dış kaynak beklendiğini belirten Serdengeçti, 2001 yılının kalan bölümünde uygulanacak para politikasını açıkladı.

       Açıklanan programda, döviz rezervlerini artırarak dış yükümlülüklerin karşılanmasında önemli bir rahatlama sağlayacak dış kaynak imkanının, “kamu ve fon bankaları operasyonunun başarısı ve iç borç stoğunun sürdürülebilirliğini devam ettirebilmek” açısından da, Banka’nın önümüzdeki 5 aylık dönemde Hazine’yi fonlayabilmesine olanak tanıdığı belirtildi.

       Programa göre, IMF’den sağlanan dış kaynağın brüt 3.7 milyar doları (net 2.4 milyar doları), Merkez Bankası rezervlerini desteklemek amacıyla kullanılacak.

       Sağlanan dış finansmanın yaklaşık 6.5 milyar dolarının Mayıs ve Haziran aylarında kullanılacağı belirtilen programda, bu kaynağın “mali piyasalarda istikrarın sağlanmasında önemli katkıda bulunarak, faiz oranlarının aşağı çekilmesine ve döviz kurlarının dengeye kavuşmasına yardımcı olacağına” inanıldığı bildirildi.

       

DIŞ BORÇLANMA BASKIYI HAFİFLETECEK

       Bu arada programda ek dış finansman desteği dışında, Hazine’nin uluslararası piyasalardan yapacağı dış borçlanmanın da, bütçe finansmanının yurtiçi mali piyasalar üzerinde yaratacağı baskıyı hafifletecek, önemli bir unsur olacağı vurgulandı.

       

İÇ BORÇ STOKUNUN GSMH’YE ORANI % 61

       Serdengeçti tarafından açıklanan para programına göre, iç borçlanma senedine bağlanmamış görev zararları dahil, 2000 yılı sonunda yüzde 41 olan bütçe iç borç stokunun GSMH’ye oranının, kamu bankalarının birikmiş görev zararları ve sermaye ihtiyaçları ile fon kapsamındaki bankaların mali yapılarının güçlendirilmesi amacıyla özel tertip devlet iç borçlanma senetleri sonucunda, 2001 yılı sonunda yüzde 61’e yükselmesi bekleniyor.

       İç borç stokundaki bu artışın, özel tertip borçlanma senedi ihracı sonucu oluştuğu belirtilen programa göre, ihale yöntemi ile yapılacak borçlanmadan kaynaklanan iç borç stokunun GSMH içindeki payının ise aynı seviyede kaldığı bildirildi. Programda bu işlem ile Hazine, ekonomik etkileri daha önce gerçekleşmiş olan kamu ve fon bankalarının yükümlülüklerini iç borçlanma senedine sağlayarak üstlendiği kaydedildi.

       

KAMU VE FON BANKALARI GECELİK PİYASADAN ÇEKİLİYOR

       Programa göre, kamu ve fon bankalarına değişken faizli özel tertip borçlanma senedi verilerek, bu bankaların gecelik borçlanma piyasasından çekilmeleri sağlanıyor.

       Ayrıca, özel tertip borçlanma senetlerinden elde edecekleri faiz gelirleri de bu bankaların mali piyasalarda Hazine iç borçlanma senetlerine yönelik fon arzını artırarak, Hazine’nin iç borçlanma ihtiyacının daha düşük faizlerle karşılanmasına imkan verecek. Para tabanında öngörülen gelişmeler dikkate alınarak ek dış destekle birlikte Hazine’ye finansman imkanı sağlanması da iç borçlanmanın sürdürülebilmesine destek olacak.

       Programa göre, Merkez Bankası portföyündeki Hazine iç borçlanma senetlerindeki artış, likidite kontrolü için kullanılacağı gibi, değişken faizli ve üç ayda bir nakit faiz ödemeli bu iç borçlanma senetleri, Merkez Bankası karını artırarak da net iç varlıkların kontrolüne yardım edecek. Hazine, borçlanma olanaklarındaki gelişmeye bağlı olarak, Merkez Bankası portföyünde bulunan kağıtları erken itfaya tabi tutarak da likidite kontrolüne destek olacak.

       Programa göre, etkin iç borç yönetimi çerçevesinde, Hazine Müsteşarlığı’nca piyasa yapıcılığı sisteminin geliştirilmesi planlanıyor. Merkez Bankası Yasası’nda açık piyasa işlemlerinin daha etkin yürütülmesine ilişkin yapılan değişiklikler çerçevesinde ve yeni dönemde Merkez Bankası’nın kısa dönemli faizler üzerindeki kontrolünün ve net iç varlıkların hareketi üzerindeki inisiyatifinin artıyor olması nedeniyle, Merkez Bankası’nın piyasa yapıcılığı sistemine yapacağı katkı geçmiş yıllara göre artacak.

Ntv

Yeni Programın Para Politikasını açıklayan Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, dövizin fiyatınınc arz-talep koşullarına göre belirleneceğini s...