Trendun: Profesyonel Hizmet Kaynağı ...

Sezer İKÖde Kıbrıs konuştu

Güncel Durum : Aktif | Kayıtlı Firma Sayısı : 293
55
Sezer İKÖde Kıbrıs konuştu

İslam Konferansı Örgütü zirvesinde konuşan Cumhurbaşkanı “Konfederasyon önerisi Kıbrıs konusunun çözümü için akılcı ve yapıcı bir yaklaşımdır�...


Zirvenin dünkü özel oturumunda yaptığı konuşmada Filistin sorunu ve Ortadoğu barış sürecindeki durumla ilgili görüşlerini dile getirdiğini belirten Sezer, bölgesel ve İKÖ’yü ilgilendiren diğer konulardaki düşüncelerini dile getirdi.

       Türkiye’nin komşusu Irak’ın Ortadoğu’nun önemli ülkelerinden biri olduğunu belirten Sezer, son 10 yıldır Irak’ta olağan dışı bir durum yaşandığını ifade etti. Sezer, uzun süredir devam etmekte olan yaptırımlar nedeniyle Irak halkının durumunun gün geçtikçe kötüleştiğini belirterek, şunları söyledi:

       “Irak’ın toplumsal dokusunun yaptırımlar nedeniyle ciddi olarak zarar görebileceğinden kaygı duymaktayız. Bu olumsuz koşulların ortadan kaldırılması için Irak’ın Birleşmiş Milletler (BM) ile işbirliğini sürdürmesi gerekmektedir. Ancak, uluslararası toplum da işbirliğinin karşılığını göreceği ve gerekli koşullar yerine getirildiğinde yaptırımlara son verilebileceği yönünde Irak’a açık ve kesin güvence vermelidir. Bu bağlamda, Türkiye’nin Irak’ın toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin korunmasına büyük önem verdiğini özellikle vurgulamak isterim.”

       

BOSNA HERSEK VE KOSOVA

       Türkiye’nin Bosna Hersek ile derin tarihsel bağları bulunduğuna işaret eden Sezer, Türkiye’nin Bosna Hersek’in bağımsızlık, egemenlik ve uluslararası toplum tarafından tanınmış sınırları içinde toprak bütünlüğünün yanı sıra çok etnik gruplu ve çok kültürlü yapısının sürdürülmesine büyük önem verdiğini kaydetti. Sezer, Türkiye’nin bunun, Güneydoğu Avrupa’nın barış ve istikrarı açısından önemli olduğu görüşünü taşıdığını söyledi. Sezer, “Türkiye, bölgede barış ve istikrarın tam olarak kurulabilmesi için Dayton Barış Anlaşması’nın eksiksiz olarak uygulanması gerektiği inancındadır. İslam Konferansı Örgütü olarak Bosna Hersek’in yeniden yapılandırılması ve ekonomik açıdan kalkındırılması konusunda daha duyarlı hareket etmemiz gerekmektedir” diye konuştu. Kosova’daki duruma da işaret eden Sezer, Türkiye’nin 1244 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararının tam olarak uygulanmasını istediğini bildirdi. Kosova’nın çok etnik gruplu ve çok kültürlü yapısının korunması ve katılımcı demokrasinin yerleşmesinin sağlanması gerektiğini kaydeden Sezer, tüm Kosovalı toplulukların yönetime ve Kosova’nın geleceğine ilişkin karar alma sürecine hakça katılabilmelerinin önemini vurguladı. Sezer, Kosovalı Türklerin kazanılmış haklarının güvence altına alınması gerektiğini de belirterek, İKÖ’nün Kosova’nın ekonomik alanda yeniden yapılandırılması çalışmalarına daha etkin biçimde katılmasını istedi.

       

KAFKASYA

       Cumhurbaşkanı Sezer, Kafkasya’da yaşanan gelişmelere de değinerek, bölgede yaşanan çatışmalardan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Yukarı Karabağ sorunun bölgenin en önemli uyuşmazlık noktası olarak Kafkaslar’da işbirliğinin önündeki temel engeli oluşturduğunu vurgulayan Sezer, Azerbaycan topraklarının yüzde 20’lik bölümünün uluslararası hukuk ve BM kararlarına aykırı biçimde işgal altında olduğunu söyledi. Azerbaycan ile Ermenistan arasında görüşmeler yoluyla varılacak bir anlaşmanın bütün Kafkasya için işbirliği ve dostluk döneminin başlangıcı olacağını belirten Sezer, halen yürürlükte olan ateşkesi kalıcı duruma getirecek yöntemler üzerinde durmak gerektiğini ifade etti. Sezer, Türkiye’nin Minsk sürecinin etkinliklerine önem verdiğini ifade ederek, “Türkiye haklı davasında Azerbaycan’ı her zaman desteklemiş olup, desteklemeye de devam edecektir” dedi. Kuzey Kafkasya’da özellikle de Çeçenistan’da şiddetli çarpışmaların son bulmuş göründüğünü, ancak bölgenin istikrara kavuşmasının daha uzun zaman alabileceğinden kaygı duyduklarını belirten Sezer, bölgenin temel siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunlarını da çözüm beklediğini söyledi. Sert kış koşullarının kendini göstermesinin insani sorunların öncelik kazanmasına ve bölgedeki durumun denetiminin güçleşmesine yol açtığını vurgulayan Sezer, “Bu noktada Rusya Federasyonu hükümetinin uluslararası toplum ve yardım örgütlerine yönelik olarak işbirliğine daha açık bir tutum benimseyeceğini ve bölgeye yardım çabalarına hız vereceğini ümit ediyoruz. Bu arada, AGİT Çeçenistan’a yardım grubunun bölgeye dönüşünün gecikmesini kaygıyla karşılıyor, konuya bir an önce çözüm bulunmasını diliyoruz” diye konuştu. Sezer, Türkiye’nin Çeçenistan ve çevresindeki insan hakları ihlallerinden kaygı duyduğunu da bildirerek, bölgedeki insan hakları ihlalleri konusunda bağımsız incelemelerin başlatılması ve Çeçen toplumunun bütün katmanlarıyla diyalog içine girilmesi gereğine işaret etti. Cumhurbaşkanı Sezer, Keşmir konusunun Pakistan ile Hindistan arasında sorun oluşturmasından üzüntü duyduklarını da belirterek, sorunun diyalog yoluyla ve uluslararası yasallık temelinde çözülmesine gerektiğini söyledi. Sezer, Afganistan’da 20 yıldan bu yana süren çatışmalar ve iç savaşın bölgenin istikrarını da olumsuz yönde etkilediğini kaydederek, Afganistan sorununa askeri yollardan çözüm bulunmasının olanaklı olmadığını vurguladı. Sezer, “Sorun ancak Afgan toplumunun tüm kesimlerinin uzlaşısı temelinde geniş tabanlı ve temsil yeteneğine sahip bir hükümetin kurulmasıyla kalıcı ve adil bir çözüme kavuşturulabilir” dedi.

       

KIBRIS

       Konuşmasında Kıbrıs konusuna da ağırlıklı yer veren Sezer, Kıbrıs Türk halkının Doğu Akdeniz’deki Müslüman varlığının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Kıbrıs konusunun 20 yıldır İKÖ gündeminde bulunduğunu anımsatan Sezer, aradan geçen zaman içinde örgütün Kıbrıs’ın Müslüman Türk halkına sağladığı destek ve dayanışma için şükranlarını belirtti. Sezer, şöyle konuştu:

       “Konunun çözümü için harcanan çabaların bugüne dek bir sonuç vermemiş olması tarafımızdan üzüntüyle karşılanmaktadır. Bu çözümsüzlüğün temel nedeni Kıbrıslı Rumların 1963 yılında kendileri tarafından ortadan kaldırılmış bulunan ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin şu anda da devam ettiğini savunmalarıdır. Kıbrıslı Rumlar, adanın ortak egemenliği konumundaki Kıbrıslı Türkleri bir azınlık olarak görmekte, konunun siyasi eşitlik ilkesi uyarınca çözüme kavuşturulmasına yanaşmamaktadırlar. Kıbrıslı Türler ve Rumlar, değişik dine, kültüre ve dile sahip iki eşit halktır, bu iki halk tartışmasız biçimde eşit statüye sahiptir. Hiçbiri diğerini temsil edemez. Kıbrıs Türk halkı kendi egemen eşitliklerini korumalarına olanak verecek yaşayabilir bir anlaşmanın sağlanmasını istemekte, barış ve güvenlik içinde bir yaşam sürdürebilme savaşımı vermektedir. Bu, 1963-1974 yılları arasında yaşanmış trajedilerin yinelenmemesinin en temel koşuludur. Kıbrıs konusunda yaşayabilir bir çözüm, ancak adadaki gerçekler göz önüne alınarak sağlanabilir. Bugün adada, iki halkı temsil eden iki ayrı devlet bulunmaktadır. Bu iki halk barış içinde birarada yaşayabilir ve işbirliği yapabilir. Böyle bir düzenleme de ancak konfederal bir yapı içinde gerçekleştirilebilir. Konfederasyon önerisi Kıbrıs konusun çözümü için akılcı ve yapıcı bir yaklaşımdır.” Sezer, İKÖ üyesi ülkeleri Kıbrıs Türk halkı ile ticaret, turizm, kültür, iletişim, yatırım ve spor gibi tüm alanlarda ilişkilerini geliştirmeye çağırdı.

       

BATI TRAKYA

       Sezer, terörizmin bütün dünyada bir kaygı kaynağı olduğunu da belirttiği konuşmasında, Türkiye’nin terörizmle mücadele alanında gösterilen bütün çabaları desteklediğine işaret etti. Sezer, bu çerçevede 1999 yılında Ugadugu’da gerçekleştirilen 26. islam Ülkeleri Dışişleri Bakanları toplantısında kabul edilen “İslam Konferansı Üye Ülkeleri Arasında Uluslararası Terörizmle Mücadele anlaşması”nın üye ülkelerce bir an önce imzalanması ve onaylanmasının önem taşıdığını söyledi. Sezer, Batı Trakya’daki Müslüman Türk azınlığın etnik kimliğinin kaldırılmasına yönelik uygulamaların sürdürüldüğünü ifade ederek, Batı Trakya Müslüman Türk azınlığının etnik, dinsel ve kültürel kimliğini yok etme amacına yönelik olarak bu azınlığın binlerce üyesinin vatandaşlıktan çıkarıldığını ifade etti. Yunanistan vatandaşlık yasasının ilgili 19. maddesinin 1998 yılında yürürlükten kaldırıldığını ve bu uygulamaya son verildiğini belirten Sezer, ancak o zamana kadar haksız biçimde vatandaşlıkları ellerinden alınan 60 bin Müslüman Batı Trakya Türkü’nün vatandaşlıklarına yeniden dönmelerinin engellendiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Sezer, “Müslüman Türk azınlığının yaşadığı Batı Trakya bölgesi şu anda da ‘denetim altında bölge’ durumundadır. Yunan makamları bu bölgenin dış dünyayla bağlantısını en alt düzeyde tutmaya yönelik önlemlerini sürdürmektedir” dedi. Batı Trakya Türk azınlığının dinsel haklarının da ciddi biçimde çiğnendiğini ifade eden Sezer, azınlığa uluslararası anlaşmalarla tanınmış olan müftülerini seçme hakkının engellendiğini, seçilen müftülerin makam gaspı gibi suçlamalarla yargılandığını ve cezalara çarptırıldığını söyledi. Sezer, “Müslüman Batı Trakya Türk azınlığı uğradığı bu kötü muamele nedeniyle İslam Konferansı örgütünün ilgisine ve dayanışmasına gereksinme duymaya devam etmektedir” diye konuştu. Sezer, İKÖ’nün kuruluşundan bu yana çok önemli ilerlemeler kaydettiğini ve üye ülkeler arasındaki dayanışmanın pekiştirilmesine belirleyici katkılar yaptığını ifade etti. Sezer, “Ancak bulunduğumuz nokta ile yetinemeyiz, işbirliğimizi daha ileri noktalara götürmeli, daha da yaygınlaştırmalıyız. Örgütümüz aramızdaki dayanışmanın daha da güçlenmesi yönündeki çalışmaların yanı sıra tüm insanlar arasında hoşgörü ve karşılıklı anlayışın egemen kılınması için de çabalarını sürdürmelidir. İKÖ’nün başarısı halklarımızın gönenç ve dirliğine giden yolu daha güvenli kat etmemiz için bizlere ek güç vermektedir” diyerek sözlerini tamamladı.

Ntv

İslam Konferansı Örgütü zirvesinde konuşan Cumhurbaşkanı “Konfederasyon önerisi Kıbrıs konusunun çözümü için akılcı ve yapıcı bir yaklaşımdır�...