Trendun: Profesyonel Hizmet Kaynağı ...

Türkiye kendi gazına kavuşabilir

Güncel Durum : Aktif | Kayıtlı Firma Sayısı : 308
31
Türkiye kendi gazına kavuşabilir

7 Temmuz—  Mersin ve İskenderun körfezlerinde Temmuz ortasında başlayacak keşif sondajları 100 gün içinde sona erecek. Rezervler yeterli bu...


Türkiye, petrol ve doğalgaz ihtiyacının neredeyse tümünü yurtdışından temin ediyor. Güneydoğu Anadolu’da bulunan sınırlı sayıdaki petrol kuyusu dışında Türkiye’nin hidrokarbon kaynağının sınırlı olduğu tahmin ediliyor. Ancak Türkiye’de geniş çapta bir petrol ve doğalgaz araştırması şimdiye kadar gerçekleştirilemedi. Dahası deneyimli yabancı enerji şirketlerinin Türkiye’de kaynak araması yapması için gerekli altyapı ve şartlar da hazırlanmadı. Üstelik Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na yeni sahaların araştırılması için ayrılan bütçe de her geçen yıl azalıyor. Ancak TPAO ile Amerikan El Paso şirketi arasında geçen yıl imzalanan bir ortak işletim anlaşması, Türkiye için büyük önem taşıyor. Eğer Temmuz ortasında başlayacak keşif çalışmaları sonucunda çarpıcı miktarda doğalgaz bulunursa Türkiye kendi doğalgaz kaynaklarına kavuşacak.

       

1 YIL ÖNCESİNDEN BUGÜNE

       TPAO ve Amerikan enerji şirketi El Paso, 2000 yılı Temmuz ayında sahalar için ortak işletme anlaşması imzaladı. Anlaşmanın resmi gazetede yayınlanmasıyla şirketler %50’şer petrol hakkına sahip oldular. El Paso, 2 adet arama kuyusu açmak için 20 milyon dolar ayırdı. Amerika’da özellikle doğalgaz üretiminde BP ve Exxon/Mobil’den sonra üçüncü sırada olan El Paso, Türkiye’deki projenin direktörlüğünü yürütecek.

       Doğalgaz arama çalışmaları için Mersin ve İskenderun körfezlerinde 3 ayrı yerde arama kuyuları açılacak ve sondaj yapılacak. Keşif sondajları için her bir kuyuya ortalama bir ay süre veriliyor. Buna göre:

       15 Temmuz - 15 Ağustos tarihleri arasında Mercan-Deniz-1 sahasında, 15 Ağustos ve 15 Eylül arasında ise Mercan-Deniz-2 sahasında keşif sondajları yapılacak. Bu kuyular, Adana’nın Karataş ilçesinin 28 ve 36 kilometre güneyinde yer alıyor. Kuyularda 2 ve 3 bin metre derinliğe kadar sondaj yapılacak. İskenderun’un 35 kilometre güneybatısında bulunan üçüncü bir kuyu, diğerlerinden alınacak sonuca göre açılacak. Keşif sondaj çalışmaları, toplam 100 gün içinde tamamlanacak.

       El Paso şirketinin Başkan Yardımcısı Robert L. Cavnar, 5 Haziran günü NTV’ye verdiği röportajda projenin gelişimini şöyle değerlendirdi:

       “TPAO, bize çok ilginç veriler ve bilgiler aktardı. Araştırma grubumuz bunları inceledi ve TPAO’yla birlikte Mersin ve İskenderun körfezlerinde doğalgaz olabileceğine karar verdik. Ağustos ortasında birinci ve sanırım Eylül ortasında da ikinci kuyudaki gaz miktarı konusunda bir açıklama yapabileceğiz. Ama üretim için 2003’e kadar bekleyeceğiz. Çünkü üretim için platform inşa etmemiz ve altyapıyı tamamlamamız gerekiyor. Fakat rezervlerin karaya yakın olması nedeniyle doğalgazı Türkiye pazarına kısa bir zaman içinde getirmeyi ümid ediyoruz.”

       

TİCARİ VE JEOSTRATEJİK ÖNEM

       21.yüzyılın temiz ve ucuz enerji kaynağı olan doğalgaz, genellikle tüketici pazarlara uzak noktalarda bulunuyor. Örneğin Türkmenistan, Özbekistan, Sibirya ve Azerbaycan gibi ülkelerde bulunan doğalgaz, tüketici pazarlarına ulaşmak için birden fazla ülkeyi aşmak ve pahalı boru hatları üzerinden taşınmak zorunda. Deniz yoluyla taşıma için ise gazın ilk olarak sıvılaştırılması gerekiyor. Bu da LNG’nin, yani sıvılaştırılmış doğalgazın fiyatını artırıyor.

       İşte bu nedenlerle TPAO ve EL PASO’nun Mersin ve İskenderun açıklarında başlattığı doğalgaz arama çalışmaları çok önemli. Sahalarda ne kadar doğalgaz olduğu halen belli değil. Ancak rezervler tatmin edici olursa, bölgenin en büyük doğalgaz pazarı olan Türkiye’ye 10 ila 50 kilometre uzaklıkta bulunan sahalardan doğalgaz taşınabilecek. Dahası doğalgaz Türk topraklarında bulunacak ve yapılan yabancı ve yerli yatırım, Türkiye topraklarında kalacak. Bu gelişme, Türkiye için bir dönüm noktası olabilir.

       Türkiye’nin doğalgaz ithalatına bakıldığında gazın ağırlıklı olarak kuzeybatı, kuzey ve kuzeydoğudan temin edildiği ve edileceği dikkat çekiyor. Balkanlar üzerinden gelen Rus doğalgazı, Mavi Akım’dan gelecek ek miktarda Rus gazı ve Kafkasya’yla İran’dan gelecek olan doğalgaz, Türkiye’nin kuzey illerinde kullanılacak. Adana, Mersin, İskenderun ve Güneydoğu Anadolu’nun enerji ihtiyacı ise halen doğalgaz dışındaki kaynaklarla sağlanmakta. Türkiye’nin güney ve güneydoğu bölgeleri, Irak’a karşı uygulanan ambargo nedeniyle halen Irak gazını alamıyor. TPAO ve EL PASO’nun işletmeyi planladığı Mercan-Deniz gazı, işte bu bölgelerin sanayi üretimi ve konutların ısınması açısından önemli.

       

KIBRIS VE İSRAİL, MERCAN-DENİZ GAZINI ALABİLİR

       Mercan-Deniz gazı Kıbrıs’ta da kullanılabilir. Adanın hem kuzey hem de güneyi, burada işletilecek doğalgazı satın alabilir. Adanın doğalgaz sahalarına uzaklığı 120 ile 170 kilometre arasında değişiyor. Adanın Rum kesimine satılacak gaz, ticari bir işbirliğini oluşturabilir. Doğalgaz karşılığında güneyden su alınabilir ve ticari işbirliği siyasi diyalog sürecine de katkıda bulunabilir.

       İsrail, Mercan-Deniz doğalgazını alabilecek bir diğer tüketici pazar. İsrail, son olarak kendi topraklarında iç tüketimde kullanılabilecek miktarlarda gaz keşfetti. Ancak İsrail nüfusunun her yıl ülkeye gelen yeni göçmenlerle artması, ülkenin doğalgaz ihtiyacını da artırmakta. Öte yandan İsrail’e Mısır’dan gelecek doğalgazla ilgili anlaşma kısa süre önce iptal edildi. Eğer Türkiye’deki gaz araştırması başarılı olursa, İsrail’in de stratejik ve güvenilir ortağı Türkiye’den gaz almak isteyeceği beklenmelidir.

       

TÜRKİYE’NİN BİLİNMEYEN REZERVLERİ

       Türkiye’nin petrol ve doğalgaz kaynaklarının şimdiye kadar yeterince araştırılmadığına ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın çalışmalarına yeterince bütçe ayrılmadığına dikkat çeken enerji uzmanı Necdet Pamir, arama çalışmalarını şöyle değerlendiriyor:

       “Arama ve keşif çalışmaları için TPAO’ya ayrılan bütçelere bakıldığında, 1990’da 190 milyon dolar olan miktarın bugün 40-45 milyon dolara düştüğü göze çarpıyor. Yani keşif çalışmalarına ayrılan bütçe, her yıl %10 civarında düşüyor. Yeni rezervlerin keşfedileceğine dair işaretler yok.

       Türkiye bir Orta Doğu potansiyeli göstermeyebilir. Ama Türkiye’de gerçekten petrol olduğu gerçeği -özellikle de Güneydoğu Anadolu’da- ispatlandı. Yine de orada bile büyük ve kapsamlı arama çalışmaları yapılmadı. Türkiye’de bugüne kadar açılan arama ve tespit kuyularının toplam sayısı 1544. Arama amaçlı 1085. Romanya gibi ülkelerde neredeyse 1 yılda açılan kuyu sayısı bu kadar.

       Türkiye’nin denizlerine bakıldığında durum daha endişe verici. Derin denizlerimiz şimdiye kadar hiç aranmadı. Gerçi denizlerde arama yapılması karaya oranla 3-4 kat daha pahalı ama bu aşamada yabancı şirketler devreye sokulabilir. Petrol yasasını revize ederek, deneyimli ve büyük yabancı şirketleri cezbedecek maddeler yaratabiliriz.

       Keşif çalışmaları için Türkiye’ye getirilen malzemede gümrük muafiyeti var. Ama işletme için yüksek vergiler uygulanıyor. Kendi maddi imkanlarımız kısıtlı. Bu nedenle yabancı şirketlerin milli kaynaklarımızı ortaya çıkarılmasına yardımcı olmaları için gerekli şartları sağlayalım. Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Libya bunu yapıyor.

       İşte bu saydığım nedenlerle TPAO ve El Paso’nun projesini çok yerinde buluyorum. Ortada hem dev Türkiye pazarı, hem de İsrail pazarı var. Yatırılan para her halikarda Türkiye içinde kalacak. Her delinen kuyuyla Türkiye’nin jeolojik yapısıyla ilgili yeni bilgiler edinilecek, teknisyenlerimiz denizde arama çalışmaları ve üretim konusunda tecrübe kazanacak. Bu Türkiye’nin özellikle enerji sektöründe yaptığı en isabetli yatırımlardan biridir.” Necdet Pamir / Enerji Uzmanı

       

BİR İLK, GELECEĞİ DEĞİŞTİREBİLİR

       TPAO ve EL PASO’nun Temmuz ortasında başlatacağı arama çalışmalarının sonucunu en geç Ekim ayı başında öğrenebileceğiz. Doğalgaz keşfi olması durumunda üretime yönelik kuyular için 2002 yılı içinde sondaj çalışmaları başlayacak. Amerikan El Paso şirketinin yapacağı toplam yatırım ise 300-400 milyon dolar. Türkiye’nin ekonomik sıkıntılar yaşadığı bu dönemde yapılan yatırım, diğer yatırımcıların da ülkeye gelmesi için cesaret verici olabilir.

       Mercan-Deniz sahalarında yapılan çalışmaların olumlu sonuçlanması durumunda 2003 yılında üretim platformları ve sahaların anakaraya bağlantısını sağlayacak boruhatlarının inşaatına başlanabilecek ve ticari gaz üretimi 2004’de sağlanabilecek.

       Mercan-Deniz sahalarından kısa süre sonra gelecek rezerv sonuçları, hem yabancı yatırımcılar hem de Türkiye’de yapılacak yeni rezerv araştırmaları için ümit verici.

       

Ntv

7 Temmuz—  Mersin ve İskenderun körfezlerinde Temmuz ortasında başlayacak keşif sondajları 100 gün içinde sona erecek. Rezervler yeterli bu...