Trendun: Profesyonel Hizmet Kaynağı ...

Yılmaz: Tek başımıza iktidar olsak Türkiyede çok şey farklı olurdu

Güncel Durum : Aktif | Kayıtlı Firma Sayısı : 296
10
Yılmaz: Tek başımıza iktidar olsak Türkiyede çok şey farklı olurdu

ANAP lideri Mesut Yılmaz, ‘tek başımıza iktidar olsaydık, AB’ye verdiğimiz UP’nin içeriği derin, ölleştirmede, devletin yeniden yapı...


ANAP olarak Türkiye’ye ve Türk milletine karşı sorumluluklarını, her zaman her şeyin üstünde tuttuklarını belirten Mesut Yılmaz, şöyle konuştu:

       “Uzlaşma ve uyum konusunda özel bir hassasiyet gösterdik, ama siyasetteki konumumuzu yerimizi de hiçbir zaman unutmadık. Bu anlayışımızı ve bu anlayıştan kaynaklanan adabımızı, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da muhafaza etmek zorundayız.

       Eğer biz bu adaba sahip olmasaydık, yıllarca ANAP olarak yaşadıklarımız karşısında çok farklı hareket etmemiz gerekirdi.

       Şunu açıkça ifade ediyorum: Eğer biz, bugün bu hükümetin koalisyon ortağı değil de tek başımıza iktidar olsaydık Türkiye’de çok şey çok farklı olurdu. Eğer tek başımıza iktidar olsaydık, AB’ye verdiğimiz o Ulusal Program hem içerik bakımından hem de derinlik bakımından başka türlü ortaya çıkardı. Mesela, Türkiye özelleştirme konusunda çok farklı bir noktada olurdu. Mesela, devletin yeniden yapılandırılması, demokratikleşme, özgürlüklerin genişletilmesi gibi konularda bugünkünden çok daha ileri noktalarda olurduk. Ama ne yazık ki tek başımıza iktidar değiliz. Onun için icraatımızı da üslubumuzu da ona göre ayarlamak zorundayız. Nitekim yaptığımız da budur. Türkiye’nin en kıdemli, en deneyimli ve en çağdaş partisi olarak ANAP’a yakışan da budur.”

       

“İFTİRALARA SON VERİLMELİDİR”

        Yılmaz, kendilerinin hassasiyetine karşılık bazı muhataplarının her zaman aynı yaklaşım içinde olmadığını ifade ederek, “bize yöneltilen haksız suçlamalara, bu iftiralara aynı şekilde cevap vermiyorsak bu, söyleyecek şeyimizin olmamasından değildir. ANAP olarak sorumluluğumuzun bilincinde olduğumuz içindir, koalisyonun ne demek olduğunu bildiğimiz içindir” diye konuştu.

       “Bakan arkadaşlarımız başta olmak üzere bir çok arkadaşımıza yöneltilen bu iftiralara, bu haksız ithamlara artık bir son verilmelidir” diyen Yılmaz, şöyle devam etti:

       “Birlikte siyasi sorumluluk üstlenmenin gereğine uymamak, görmezlikten gelinecek bir husus değildir. Siyaset ancak edebiyle, adabıyla yapıldığı zaman güzel olan bir uğraştır. Siyaseti çirkinleştirmeye de hiç kimsenin hakkı yoktur.

       Türkiye, son birkaç yıl içerisinde tarihi önemde olaylara sahne olmakta ve çok kritik bir dönemden geçmektedir. 1999 yılında yapılan seçimlerden sonra kurulan hükümet, ülkenin sorunlarının çözümü için ihtiyaç duyulan istikrarı, güveni ve uzlaşmayı tesis etmiş görüntüdedir.

       Bugün ülkenin yönetimindeki partiler gökten zembille inmemişlerdir, tayinle filan da gelmemişlerdir. Bunların hepsi seçim sandığından çıkmışlardır. Yarın vakti gelip de yeniden seçimler yapıldığında, siyasete yeni biçimini verecek olan da yine milletin kendisidir. Aksi düşünceler ve tutumlar, millete saygısızlıktır. Onun iradesini hiçe saymaktır. Bir anlamda millete ihanettir.”

       

SİYASİ İSTİKRARA DİKKAT

        Yılmaz, milletvekillilerinden kendilerine karşı yöneltilen haksız eleştirileri yanıtlarken bazı unsurları da dikkatlerinden kaçırmamalarını istedi. “İçinde bulunduğumuz dönem sıradan bir dönem değildir. Ülke, belki de tarihinin en kritik dönemlerinden birini yaşamaktadır” görüşünü dile getiren Yılmaz, talihsizlikler, krizler, felaketlerin hep peş peşe geldiğini söyledi.

       Türkiye’nin durumunun, siyasi istikrarın bozulmasına en küçük bir tahammülünün bile olmadığını vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:

       “Eğer siyasi istikrar bozulursa bu durumun altından ne biz, ne siyaset kurumu, ne de ülke kalkabilir. Ben kendi adıma ANAP’ın böyle ağır bir vebali üstlenemeyeceği görüşündeyim. Bütün arkadaşlarımdan, uğradığımız bütün haksız saldırılara rağmen teenniyle, sabırla, sağduyuyla hareket etmelerini bekliyorum. Şu ekonomi rayına girinceye kadar, sosyal dengeler yerine oturuncaya kadar, siyaset kurumu olması gereken konuma gelinceye kadar hepimiz sabretmek zorundayız.

       

“ÖNCE VATAN SONRA ANAVATAN”

       Biz, her zaman ülke çıkarlarını kendi çıkarlarının önünde tutan insanlarız. Her zaman (Önce vatan sonra Anavatan) demiş bir partiyiz. Bunun sınava tabi olduğu, belki en fazla gösterilmesi gereken zamanlardan birisi de bugündür.

       Arkadaşlarım elbette ki, kendilerine yönelik haksız saldırıların doğru cevabını vereceklerdir. Ama bu saldıralar, bizim de aynı tutum içine girmemizi, böyle bir kriz ortamında, bu krizden kendimize çıkar sağlamaya çalışmamızı getirmemelidir. Bizim sorumluluğumuz, ortaklığımızın gereği, ANAP felsefesinin gereği böyle bir durumda daha sabırlı, daha sorumlu hareket etmektir. Bütün arkadaşlarımdan bu doğrultuda hareket etmelerini bekliyorum.”

       

EKONOMİK PROGRAM

       ANAP lideri Yılmaz, bankacılık kesiminin güçlendirilmesinin ekonomik programın en önemli önceliklerinden birisi olacağını söyledi. Yılmaz, bu haftanın ekonomi açısından önemli bir hafta olacağını bildirdi. Mesut Yılmaz, Bakanlar Kurulu ve liderler zirvesinde ekonomik programın esaslarına ilişkin değerlendirmeler yaptıklarını belirterek, ekonomik programın 30 Mart Cuma günü Yüksek Planlama Kurulu, 31 Mart Cumartesi günü de Ekonomik ve Sosyal Konsey’de değerlendirileceğini bildirdi.

       Ekonomi yönetiminde zaman baskısı altında hareket etme durumunda kaldıklarını kaydeden Yılmaz, Hazine’den sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş’in dış temasları yürütürken bir yandan da ekonomik programın çalışmalarının devam ettirildiğini anlattı. Yılmaz, programın çok kısa sürede ortaya konulması gerektiğini belirterek, programda, çeşitli faktörleri bir arada değerlendireceklerini söyledi.

       

SSK’DA PRİM ARTIŞI

       Mesut Yılmaz, şöyle devam etti:

       “Örneğin, daha önce söz konusu olmayan mali sektörün, bankacılık kesiminin güçlendirilmesi, bu programın en önemli önceliklerinden birisi olacak. Ama buna ilaveten, reel sektörün en azından zarar görmemesi, hatta bu kriz ortamına rağmen onları güçlendirici bir takım tedbirlerin alınması gereği var. Bakanlar Kurulu’nda da bunu değerlendirdik.

       SSK ve Bağ-Kur yasalarına göre, 1 Nisan’da primlerin yeniden düzenlenmesi kanuni bir zorunluluktur. Bu da yaklaşık yüzde 50 prim artışını ifade etmektedir. Ama biz çok iyi biliyoruz ki, reel kesimin böyle bir prim artışını karşılayacak gücü yoktur. Ama bunların da bir yerden karşılanması lazım. Bu kara deliklerin ekonomide varlıklarını sürdürmesi hiçbir şekilde kabul edilemez.

       O zaman bu programın en önemli ayağı ek gelir kalemleri olacaktır. Bu konuda iç gelir kaynaklarını sonuna kadar zorlamak mecburiyetindeyiz. Bunu yaparken de ekonomide durgunluğa yol açmamak mecburiyetindeyiz.”

       Yılmaz, iç kaynaklara ilave olarak mutlaka dış kaynağa da ihtiyaç duyulduğunu ifade ederek, yakında yürürlüğe girecek olan ekonomik programın bir yandan makro ekonomik dengeleri sağlayacağını, bir yandan da mali sektörü güçlendirmeyi hedef alacağını kaydetti. Yılmaz, programın reel sektörü canlandırmayı da hedeflediğini vurguladı.

       

BELEDİYELERİN İMKANLARI

       Yılmaz, Belediyeler Fonu’nun lağvedilmesinden sonra altyapı yatırımlarında belediyelerin, imkanlarının çok üstünde bir külfetle karşı karşıya geldiklerini söyledi.

       İller Bankası’nın belediyelerin altyapı yatırımlarının yüzde 80’ini Fon’dan karşıladığını hatırlatan Yılmaz, Fon’un tasfiyesinden sonra belediyelerin yatırımlar için aldıkları paralara yüzde 50 faiz ödediklerini belirtti. Yılmaz, belediyeleri bu konuda rahatlatacak tedbirlerin de alınacağını sözlerine ekledi.

       

ULUSAL PROGRAM

        Konuşmasında Ulusal Program ile ilgili eleştirilere de yer veren Yılmaz, Ulusal Program’ın içeriğinden çok uygulanmasıyla ilgili ciddi tereddütler bulunduğunu söyledi.

       Yılmaz, bu tereddütlerin siyaset kurumuna olan güveni de zedelediğini bildirerek, Program’ın kısa ve orta vadeli hedeflerinde çıtanın daha da yükseltilmesinin Türkiye’nin elinde olduğunu anlattı. Program’ın ANAP’ın veya hükümetin programı olmadığını kaydeden Yılmaz, Ulusal Program’ın Türk Milleti’nin olduğunu söyledi.

       

Ntv

ANAP lideri Mesut Yılmaz, ‘tek başımıza iktidar olsaydık, AB’ye verdiğimiz UP’nin içeriği derin, ölleştirmede, devletin yeniden yapı...